Giriş

Crawford H. Greenewalt, jr.

Lidya: Coğrafi Konum

Antik Lidya, nehir vadileri ile dağlardan oluşan orta Batı Anadolu’da, İsviçre’nin veya Danimarka’nın yarısından biraz daha geniş ve Amerika Birleşik Devletleri’nin New Hampshire eyaleti ile yaklaşık aynı büyüklükte bir alanda konumlanmıştı (Şekil 1).1 Lidya’nın topografyasına egemen olan, doğu-batı doğrultusunda uzanan dağ sıraları ve bir dizi birbirlerini izleyen nehirlerdir. Bu nehirler kabaca 100-200 km uzunluğunda olup, Anadolu’nun alçak yaylalarından doğarak Ege Denizi’ne dökülmektedir. Bölgenin başlıca nehirleri Hermus (modern Gediz Çayı, Şek. 2, 3) ve Kayster (modern Küçük Menderes)’dir. İkinci nehir azamette mütevazı olsa bile, Avrupa yazınından Asya’ya en erken atıf ile ilişkilidir.

“… uçan kuşların bir çok kabilesi; yaban kazları, turnalar ya da uzun boyunlu kuğular, Asya çayırlarında Kayster Nehri’nin akıntıları boyunca bir o yana bir bu yana uçar, kanatlarının gücüyle yücelir ve yüksek çığlıkları hep daha ilerilere yayılır ve çayır sesleriyle yankılanırdı…”2

Kuzeye ve güneye doğru Lidya hudutlarını ya da sınırlarını nehirler ve dağ sıraları oluştururdu: kuzeyde Kaikos Nehri (modern Bakırçay) ve dağ sıraları, Lidya’yı Mysia’dan ayırırken; güneyde Meander Nehri (modern Büyük Menderes) Lidya’nın Karya ile sınırlarını belirlemekteydi. Doğu sınırları, Ege kıyısından kabaca 150-200 km uzakta ve batı sınırları bazı yerlerde sadece 10-25 km uzaktaydı. Bu sınırlar Lidya’yı sırasıyla Frigya’dan, İonya’nın Grek topraklarından ve Aeolis’ten ayırmaktaydı.3

  • Şek. 1

    Anadolu haritası; Lidya’nın yaklaşık sınırlarını, Lidya İmparatorluğu’nun uzandığı alanı ve önemli yerleşimleri göstermekte (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi. NASA’nın müsaadeleriyle Landsat görüntüsü.)

  • Şek. 2

    Hermus Nehri, Sardeis’in kuzeyi (1960) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 3

    Gediz Irmak (1960) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

Lidya Döneminde Lidya, MÖ Yedinci–Altıncı yüzyıllar

Lidya bölgesi, dilleri ile (Hint-Avrupa dil grubunun Anadolulu bir alt-dalı) dinsel, sosyal ve sanatsal gelenekleri ile ayırt edilen bir Anadolu halkı olan Lidyalıların anavatanıydı. Altının ve gümüşün başlıca kaynaklarını kontrol altında tutan saldırgan hükümdarlığın kralları altında, Lidya güçlü bir devlet ve bir imparatorluğun çekirdeği halini alarak; yedinci ve altıncı yüzyıllarda yüz yıldan biraz daha fazla bir süre mevcudiyetini sürdürmüştür (Şek. 4, 5, 6, 7).

Lidya tarihinin başlangıcı, özellikle MÖ beşinci yüzyılda yazan Herodotos olmak üzere, antik Yunan yazarları tarafından bir peri masalı ve romantizm potpurisi olarak bildirilmiştir.4 Herodotos’a göre, Lidya MÖ geç ikinci ve birinci binyıllarda peş peşe gelen iki hükümdarlık tarafından beşyüz yıldan fazla bir süre yönetilmiştir. Daha erken Atyad Hükümdarlığı’nın ilk dönemlerindeki kıtlık, rapor edildiği üzere, Lidyalıların Etrüsklerin atası haline geldikleri İtalya’ya göçünü tetiklemiştir. Bu inanış daha antik dönemde bile şüphe uyandırmıştır ve bunun günümüz ilminde birkaç yandaşı bulunmaktadır. Ancak Lidya topraklarının MÖ ikinci binyılda gerçekleşen Thera/Santorini patlamasının volkanik tefrası ile kaplanması, sıra dışı acil eylemleri harekete geçirecek ve akıllarda ortaklaşa uzun süre yer tutacak kıtlık koşullarını yaratmış olabilir (Şek. 8, 9, 10).5 Sonraki Herakleidai Hükümdarlığı ise söylenildiği üzere Herakles ve Lidya Kraliçesi Omphale ya da ona hizmet eden hanımca kurulmuştur.

Üçüncü ve sonuncu Lidya Hükümdarlığı Mermnadai ve MÖ 680 ve 540 dolaylarında verasetle babadan oğula geçen bir sistemle ülkeyi yöneten kralları Gyges, Ardys, Sadyattes, Alyattes ve Kroisos ile Lidya tarihi ve kültürü halk masallarının sislerinden belirmeye başlamıştır ve Yunan kaynaklarının hayal gücünden sıyrılmasıyla inanırlılık kazanmaya başlamıştır, Yakındoğu metinleri ve büyük miktarda malzeme kültürüyle desteklenmiştir ve takviye edilmiştir; bunlardan sonuncusunda ayırt edici ve eşsiz özelliklere ulaşmıştır. Kral Gyges (MÖ 680-644 dolayları) ile başlayarak Lidya kralları, Kroisos Döneminde (MÖ 560-540 dolayları) doğuda Halys Nehri’ne (modern Kızılırmak; Şekil 1) kadar genişleyip en geniş uzamına erişen bir batı Anadolu imparatorluğu yaratmışlar ve yabancı güçlerle (Mısır, Mezopotamya, İran, Yunanistan; Şekil 11) diplomatik ilişkiler kurmuşlardır.6 Lidyalıların Tmolus Dağı’nın (Şekil 12) kuzey yakasındaki vadi akıntılarından toplanan ikincil altından ve batı ve kuzeybatıdaki kaynaklardan gelen altın ve gümüşteki zenginliği, herkesçe bilinir olmuştur.7

Lidyalıların Yunanları etkileyen kültürel muvaffakiyetleri, madeni para sisteminin icadını, dokuma ve değerli metal sanatını, kozmetik, müzik, atçılık, park ve bahçelerdeki usta işçiliklerini içermektedir. Madeni para sistemi dışındaki bu başarılar, neredeyse yalnızca Yunan yazınından bilinmektedir. Arkeolojik kayıtlar malzeme kültürünün daha uzun ömürlü ve somut formunu belgelemektedir ki bu kültürün kayda değer örnekleri, kireçtaşı ve mermer ile gerçekleştirilen kesme taş inşaatındaki etkileyici işçilik (Şekil 13 - 14), heykeltıraşi (Şekil 15, 16), metal işçiliği (Şekil 17), seramik (Şekil 18, 19, 20, 21) ve belki de fildişi oymacılığıdır (No. 52, 53, Şekil 22). Bu muhtelif formlar ve Lidya malzeme kültürünün diğer yönleri (alfabetik yazı gibi) Yunan kültüründen hatırı sayılır derecede ödünç alma ve uyarlamanın söz konusu olduğunu doğrular niteliktedir (bakınız; Melchert, bu ciltte). Komşular arasında kültürel değiş tokuş olağandır (hatta kaçınılmazdır ancak derinlerde siyasi ve dini ayrımlar olabilir). Yine de Anadolu Lidyalılarının malzeme kültüründe Yunan modellerinin öne çıkması ve Sardeis’te çok miktarda bulunan ithal Yunan seramiği, Lidyalıların batı komşularına olan daha dinamik bir tavrına işaret etmektedir. Bu anlamda, sanat ve popüler kültürün malzemedeki yansımasını bir açıdan resmi politikasının tarihsel kaydında görmekteyiz: Yunan şehir devletleriyle diplomatik ilişkiler ve Yunan mabetlerine kraliyet tarafından cömertçe yapılan yardımlar (anakara Yunanistan’da olduğu kadar Anadolu’da da; bakınız Kerschner, bu ciltte).8

Lidya’nın baş şehri Sardeis’ti: Lidya İmparatorluk ve özgürlük dönemindeki belki de tek şehriydi ki bu alan Lidya kültürüne ait arkeolojik kanıtların açığa çıkarıldığı temel yerdir (açığa çıkarma işlemi kontrollü kazılar ile gerçekleştirilmiştir).9 Sardeis Hermus Nehri vadisinin Tmolus Dağı (modern Bozdağ; Şekil 23, 24, 25, 26, 27) ile buluştuğu yerde Ege kıyısındaki Smyrna’dan (modern İzmir) 75 km (47 mil) içeride konumlanmıştır. Ören yeri bugün, Manisa İli Salihli İlçesi’ne bağlı olan Sart kasabası ile birleşmektedir. Burada –Hermus Nehri’nin ovasından 300 m yükselen– yüksek, dik yamaçlı dağ eteği tepesi yerleşimin çekirdeğini oluşturmaktaydı: Hisar ya da Akropolis (Şekil 28 - 29). Akropolü arasına alarak akan uzun ömürlü iki akarsu bulunmaktaydı ki bunlardan batıda olanı Paktolus (modern Sart Çayı; Şekil 30, 31, 32) idi. Antik yerleşim Akropolün kuzey yamacında yer alırken, temel olarak iki akarsuyun arasından ovaya doğru uzanmaktaydı. Yerleşim sınırlarını çevreleyen, özellikle iki çay yatağında, mezarlıklardı (en iyi bilineni Paktolus çayının iki yanındakilerdir). Antik dönemdeki parlak devrinde Sardeis, hemen kuzeyindeki ovayı kontrol etmiştir (Sardiane; Şekil 33). Ovanın kuzey kesiminde, alçak kireçtaşı sırtlar elit tümülüs mezarlarının bulunduğu yerdi (modern Bin Tepe); buranın hemen ilerisinde daha kuzeye doğru geniş bir göl Gygaean Gölü ya da Coloë Gölü (modern Marmara Gölü) uzanmaktadır (Şekil 23, 34, 35, 36).

Çevresel özellikler Sardeis’te yerleşimin başlamasında ve devam etmesinde muhtemelen bir rol oynamıştı. Bazı çevresel ögeler temel gereksinimleri karşılamış olmalıdır: Akropol hem bir sığınak (yazılı tarihte doğrudan bir taarruzla hiçbir zaman alınamamıştır) hem de müstahkem bir mevkiiydi; Paktolus Çayı ise güvenilir bir tatlı su kaynağıydı. Diğer ögeler yerleşim kurulduktan sonra değerli hale gelmiş olabilir: geniş ölçekli tarım kaynağını ve Anadolu’nun içleri ile Ege arasındaki iletişim koridorunu oluşturan nehir ovası, kereste, yakıt ve yüksek yaylarında yazın hayvanların otlatılması için Tmolus, ikincil altının sağlanması için Paktolus ve Tmolus’un kuzeyindeki dağ akarsuları.

Kroisos zamanında Sardeis, surlarla güçlendirilmiş 108 ha.lık çekirdeği, geniş yerleşim dışı kenar mahalleler ve surlu Akropol zirvesini içeren 200 ha.lık geniş bir kentti (Şekil 37). Antik Yunan metinlerinde bahsedilen kentsel ögeler Lidya krallarının saray ya da saraylarını, Kybele ve Apollon Tapınakları’nı ve bir keyif bahçesini içermektedir. Arkeolojik kayıtlardan elde edilen kentsel ögeler ise Akropol yamaçlarında çevresel teraslama, Kybele Tapınağı’nda ve belki de Artemis Tapınağı’nda bulunan sunulmuş adak heykellerini, kent içi meskenler, kent dışı meskûn, ticari ve sanayi mahallerini içermektedir ki, bulunanlardan bir tanesi ikincil altından altın ve gümüşü ayrıştırmak özelliğinde olan donanımlar sunmuştur. Arkeolojik araştırma ile keşfedilmeyi bekleyen önemli kentsel ögeler ise saray ve yönetim yapıları, başlıca mabetler ile fonksiyonel mekanların ve anayolların tasarımıdır.10

Anıtsallık, Lidya Dönemi Sardeis’inin bir özelliği idi: aşağı şehrin savunması 20 m kalınlığındaki muazzam duvarı içermekteydi (bazı yerlerde 30 m kalınlığında bir şev ve hendek ile desteklenmiştir; Şekil 38 - 39); hırslı teras duvarları programı, doğanın düzensiz eğrilerini düzgün kenarlı, düzenli olarak birbirine eklemlenen geometrik biçimlere dönüştürerek (Şekil 40 - 41) Akropol yamaçlarını nizama sokmuştu ve tümülüs formunda devasa kral mezarları inşa edilmişti (Şekil 42 - 43). Nehir ovasının karşısında konumlanmış özel mezarlık içinde, çok uzaktan, Sardeis’ten görülebilen bu gösterişli tümülüsler (44, 45) Lidya zenginliğinin ve gücünün birer göstergesi olmalıydılar ki bunlardan Kroisos’un babası Alyattes’in mezarı olarak tanımlanan en genişi, 355 m.nin üzerinde bir taban çapına sahiptir.11

Lidya İmparatorluğu ve özgürlüğü MÖ 540”larda Kral Kroisos’un askeri kuvvetleri bozguna uğratılıp; Sardeis, kralları Büyük Kyros altında Persler tarafından ele geçirildiğinde bir sona gelmiştir. Bu olayların dramatik açıklaması Herodotos tarafından verilmiştir: Kroisos’un Perslere karşı savaşa girme fikri (Delphi’de Apollon Kahini’nin bu savaşın güçlü bir imparatorluğun düşmesi ile sonuçlanabileceği tahmininden sonra – Kroisos çökecek imparatorluğu Persler olarak varsaymış ancak kendisininki olduğunu sonradan anlamıştır), Kapadokya’da Pteria’daki (olası Kerkenes) neticesiz savaş; Sardeis’teki bitirici savaş, Akropol’ün kuşatılarak ele geçirilmesi, Kroisos’un yakılarak infazına ramak kalması, Apollon’un sağanak yağmuru ve Kyros’un affı. Herodot’un açıklamaları, onunla eşit derecede önemli arkeolojik kayıt ile bütünlenmektedir: aşağı şehir surları ve evlerinin, kısmen yangınla yıkımı, saçılmış askeri teçhizat ve silahlar, Kroisos’un “bilinmeyen askerler”inin (No. 210; Şekil 46) de içinde olduğu gayri resmi olarak gömülmüş şehitlerin iskeletleri.12

Katalogu hazırlanan bu sergi, Lidya’nın büyük bir imparatorluğun merkezi olduğu zamanlarda, Lidya’nın MÖ yedinci ve altıncı yüzyıllardaki malzeme kültürüne odaklanmaktadır.13 Antik Lidya ve Sardeis, Lidyalılardan çok önce olduğu gibi -Lidyalıların etnik ve kültürel kimliklerine dair çok öncesi için kanıtlar bulunmaktadır- imparatorluk ve özgürlüklerinin “görkemli günler”inden çok sonra da yerleşim görmüştür.

  • Şek. 4

    Şahan Kaya, Lidya’nın kuzeyinde bir hisar (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 5

    Şahan Kaya, Lidya’nın kuzeyinde bir hisar (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 6

    Şahan Kaya, Lidya’nın kuzeyinde bir hisar, Zirve (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 7

    Sipylos Dağı’nın güney yamaçları, yaban laleleri ve sümbüller ile (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 8

    Kula yakınlarında Katakekaumene (“Yanık Ülke”) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 9

    Kula yakınlarında Katakekaumene (“Yanık Ülke”) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 10

    Kula’nın yakınlarında büyüyen bir Valonia meşe ağacı (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 1

    Anadolu haritası; Lidya’nın yaklaşık sınırlarını, Lidya İmparatorluğu’nun uzandığı alanı ve önemli yerleşimleri göstermekte (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi. NASA’nın müsaadeleriyle Landsat görüntüsü.)

  • Şek. 11

    Sardeis’ten göçebe-stili parçalar (No. 54-55) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 12

    Sardeis’in yakınlarından alüvyal altın (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 13

    Alyattes Tümülüsü’nün içi, mezar odasına giriş dışarıdan gözükmekte. Oda duvarları mermerden, tavan kiriş blokları kireçtaşından ve 3 m. uzunluk ve 3 m. derinliğe sahip. (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 14

    Alyattes Tümülüsü’nün içindeki mezar odası. Görüntü odanın gerisinden kapıya doğru bakılarak alınmıştır. “Taş işçiliği muhteşem! Devasa blokların bu kadar düzgün ve kare şekilde kesilmesi, bağlantılarının çok yakın olması ve tabi ki tamamen harçsız yerleştirilmesini görmek, insanın mimari damarını kabartıyor…” (Francis H. Bacon, 1882de; Greenewalt, Cahill, Stinson, ve Yegül 2003, 40). (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 15

    Kybele Anıtı, No. 34 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile.)

  • Şek. 16

    Kybele Anıtı, No. 34 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile.)

  • Şek. 17

    Yaban Keçisi şeklinde tamamlanmamış tunç at başlığı eklentisi, Sardeis’ten, No. 49 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile.)

  • Şek. 18

    Sardeis’ten Oryantalizan lebes, No. 90 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile.)

  • Şek. 19

    Sardeis’ten Oryantalizan lebes, No. 90 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile.)

  • Şek. 20

    Sardeis’ten Oryantalizan lebes, No. 71 (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 21

    Sardeis’ten Oryantalizan lebes, No. 71 (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 22

    Sardeis’ten fildişi baş, No. 52 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile.)

  • Şek. 23

    Sardeis ve Bin Tepe’nin haritası (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 24

    Bin Tepe’den Sardeis’in görünüşü, arkada Boz Dağı ile birlikte (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 25

    Gölcük görüntüsü, Boz Dağı (1959) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 26

    Panorama, Sardeis Akropolü’nü (sağda), Nekropol tepesini (solda), Bin Tepe’yi (solda, yukarıda) göstermekte (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 27

    Sardeis Akropolü’nü Boz Dağı’dan görünüşü (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 28

    Sardeis Akropolü’nün batıdan görünüşü (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 29

    Sardeis Akropolü’nün tepesi, geride Boz Dağı ile birlikte (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 30

    Paktolus Çayı görüntüsü (1987) (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 31

    Paktolus Çayı’nın kaynağı, antik efsaneye göre Frigya Kralı Midas’ın “altın el”ini yıkamasından sonra çayın altın ile aktığı yer (Ovid, Metamorphoses 11.126-145) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 32

    Kızböceği (Calopteryx virgo, erkek), Sardeis’in yukarısında Paktolus akıntısında bir kayanın üzerinde (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 33

    Sardeis’ten ovanın görünüşü, Bin Tepe’deki tümülüsleri göstermektedir (1961) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 34

    Bin Tepe’nin görünüşü; geride yerel olarak Kır Mutaf Tepe denilen kral tümülüsü; önde develer (1957) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 35

    Bin Tepe’nin görünüşü (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 36

    Gygaean Gölü ya da Coloë Gölü (Marmara Gölü)’nün görünüşü. Homer’in Iliad’ına (2.864-866) göre, bu göl Truva Savaşı’nda Priam’a yardım eden Maeonyalı kahramanların büyükannesidir. (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 37

    Sardeis planı (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 38

    M.Ö. 6. yüzyılın ortalarında Lidya Surlarını canlandırma denemesi, şehrin içine doğudan bakmakta (P.T. Stinson) (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 39

    M.Ö. 6. yüzyılın ortalarında Lidya Surlarını canlandırma denemesi, şehrin dışına batıdan bakmakta (P.T. Stinson) (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 40

    Sardeis Akropolü’nde Lidya teras duvarı (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 41

    Merkezi Sardeis’te Akropolün alçak yamaçlarında teraslar; canlandırılan güneye bakar görünüş (P.T. Stinson tarafından) (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 42

    Sardeis’te Akroplün alçak yamaçlarındaki teras duvarının köşesi (ByzFort kazı sektörü), güneye bakar görünüş. Özgün hali yüzey seviyesinin altında bulunmakta olan duvarın günümüze kalan kesme kireçtaşı kaplama yüzü. Aynı taş işçiliği 12 m. daha yukarıya doğru devam etmiştir. (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 43

    ByzFort terasının üzerinde bulunan mermer ve kireçtaşı stilobat; fotoğrafta Christopher Ratté görülmektedir. (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 44

    Bin Tepe’deki Lidya kraliyet tümülüslerinden bir tanesi: Koca Mutaf Tepe, muhtemel Alyattes Tümülüsü (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 45

    Bin Tepe’deki Lidya kraliyet tümülüslerinden bir tanesi: Kır Mutaf Tepe (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 46

    “Talihsizliğin Askeri” Kroisos ve Pers Kralı Kyros arasındaki savaşın zayilerinden biri (Karşılaştırma için No. 210, yakınlarında bulunmuştur) (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

Lidya Döneminden Önce Lidya

Lidya, MÖ onuncu binyıldan dördüncü binyıla, Neolitik ve Kalkolitik Dönemlerde olduğu gibi Paleolitik Dönemde de yerleşim görmüştür. İlk Tunç Çağının parlak kültürel döneminde MÖ üçüncü binyılda üzerinde birçok yerleşim bulunan Lidya toprakları, Batı Anadolu ve Doğu Ege’nin teknik ve artistik yönlerden karmaşık kültürünü paylaşmıştır (Şekil 47). Bu dönemde Sardeis’in bir şehir olarak var olduğu belirsizdir: Erken Tunç Çağı buluntuları şehrin içinde ortaya çıkmıştır (Şekil 48) ancak o döneme ait yerleşim kontekstlerinde bulunamamıştır; dolayısıyla bu buluntular sadece daha geç dönemlerden karışan “ıvır zıvır” olabilirler.14

Lidya toprakları, Geç Tunç Çağı boyunca MÖ 1500-1100 dolayları, bitişiğindeki iki büyük gücün –Orta Anadolu’nun Hititleri ve Yunanistan ve Ege’nin Miken Devletleri– politikaları ve kültürel gelenekleriyle kuşatılmıştır. MÖ ondördüncü ve onüçüncü yüzyıllara ait Hitit metinlerinin günümüzdeki idrakine göre, o yüzyıllarda Lidya toprakları iki imparatorluğa aitti; kimi zaman Hitit İmparatorluğu’nun bir parçası idi, kimi zaman bağımsızdı ve kimi zaman da Miken Yunanistan’ı ile ilişkiliydi (Ahhiyawa): Hermus ve Kaikos Nehirlerinin vadileri Seha Nehri topraklarına, Kayster ve Maeander Nehirlerinin vadileri ise Mira-Kuwaliya’nın topraklarına aitti. Hermus Nehri’nin güneyindeki Sipylos Dağı’nda muazzam büyüklükte bir tanrıyı resmeden kaya-oyma heykel ve Mira-Kuwaliya’nın batı ve güney kesimlerinde Mira’nın (Tarkasnawa) bir kralının bulunduğu kaya-oyma heykeli Hitit stilindedir ve üzerlerindeki yazıtlar Hitit hiyeroglifleridir (Şekil 50, 51). Iliad’da (İlyada’da) Lidya toprakları Truva Savaşı’nda Truva’ya bir askeri birlik gönderen, Maeonialılar denilen insanların eviydi. Philadelphia (modern Alaşehir) kadar doğuya kadar muhtelif Lidya yerleşimlerinden ithal ve yerel Miken-stili seramik açığa çıkarılmıştır. Sardeis, Hitit metinlerinde tespit edilmemiştir ve Iliad’da da bulunmamaktadır (Ne var ki Hermus vadisi sınırları -nehrin kendisini, Tmolus Dağı’nı ve Gygaean Gölü- Maeonyalıların evi ile bağlantılı olarak isimlendirilmiştir.) ve Yunan coğrafyacı Strabo’nun Sardeis’in Truva Savaşı’nın ardından kurulduğunu yazması, belki de sadece Iliad’daki yokluğundandır. Birçok Yunan şehrinde var olan kuruluş efsanelerinden Sardeis için yaşayan bir tane yoktur. Sardeis’te şu ana kadar açığa çıkarılan en erken iskân tabakaları, seramik tiplerine ve tabakalanmaya dayanarak yaklaşık olarak tarihlendirilmiştir ki bu tarih, antik zaman hesaplama tarihine (MÖ 1334-1135) göre Truva Savaşı’ndan daha erken veya daha geç bir zamana tarihlenen, MÖ ondördüncü ve onikinci yüzyıllardır.15

  • Şek. 47

    İlk Tunç Çağı mezarından objeler, altın “kulak tıkacı” No. 2-3 (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 48

    İlk Tunç Çağı mezarından objeler: gümüş koç kolyesi No. 1 (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 50

    Manisa yakınlarında Sipylus Dağı’nda Akpınar’daki kaya-oyma heykel, Kybele ya da erkek tanrı olarak tanımlanmıştır (M.Ö. 2. asır) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 51

    Hermus ve Kayster vadileri arasındaki Karabel Geçidi, Mira Kralı Tarkasnawa’nın rölyefini göstermekte (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

Lidya Döneminden Sonra Lidya

Kroisos’un imparatorluğunun düşmesinden sonra, Lidya daha geniş politik ve kültürel oluşumların bir parçası haline gelmiştir: Pers, Yunan, Roma, Bizans ve Türk. Önceki kültürel gelenekler sonrakileri etkilemiştir ve çağdaş kültürler kaynaşmıştır. Her ne kadar MÖ 540’larda Persler tarafından ele geçirildikten sonra hiçbir zaman bağımsız bir devletin başkenti olmasa da; Sardeis bir asırdan fazla bir süre önemli bir şehir (açık ara Lidya’nın en önemli kenti) olarak kaldı. Sardeis Pers yönetimi altında bir valilik ya da satraplığın başkenti ve satrap (no. 215, Şekil 52) da denilen bir naiplik (bazen kraliyet ailesi üyesi) makamıydı. İki olayda Pers kralları tarafından ziyaret edilmişti (MÖ 512’de Darius I; MÖ 480’de Kserses) ve burası Pers-Yunan diplomatik işlemleri için bir merkez konumundaydı. Yunan ziyaretçileri etkileyen satraplık bağları ve av bahçeleri (paradeisoi), Lidya bahçelerinden esinlenmiş olabilirlerdi. Yerel aristokrasi açıkça zenginleşmişti (anıtsal gömüler ve zengin cenaze hediyeleri; No. 189209; Şekil 53, 54, 55); ve mülkleri Perslerin yerleşimleri ile birlikte daha sonra Hellenistik ve Roma Dönemlerinde gelişen çekirdeği oluşturmuştu.

Büyük İskender MÖ 334’te Granicus Savaşı’nda Pers ordularını bozguna uğrattıktan sonra Sardeis’e gelmiştir; önceki Lidya yasalarını ve geleneklerini (nomoi) iade etmiş, Akropol’ün üçlü savunmasına hayran kalmış ve burada Olympialı Zeus’a adanmış bir tapınak inşa etmeyi tasarlamıştır. Hellenistik Dönemde (genel olarak MÖ 323-30) Lidya Büyük İskender’in yerine geçen başarılı prensler ve hükümdarlıklarca kontrol edilmiştir: Antigonos Monophthalmos ve Lysimachos tarafından yaklaşık 20şer yıl (MÖ 321-281), Suriye’nin Selevkos prensleri ve batı Asya’nın diğer kesimleri tarafından bir yüzyıl (MÖ 281-180), Pergamonlu Attalids tarafından yarım yüzyıl (MÖ 180-133). Bu süreçte Sardeis bir Yunan şehir devleti haline gelmiştir: Yunanca resmi metinlerinin diliydi; şehir yönetimi bir konsey ve meclis tarafından yürütülüyordu; gimnazyum, tiyatro ve hipodrom Yunan kültürel kurumlarını temsil etmekteydi. Selevkos kontrolü boyunca Sardeis, kraliyet eviydi ve büyük Artemis Tapınak’ı (Şekil 56) Selevkosların himayesinde MÖ üçüncü yüzyılda başlamış olabilirdi.16

Lidya MÖ 133’te Roma mülkiyeti haline geldi ve Asya eyaletlerinin bir parçası olarak Roma İmparatorluğu’nun yönetimine (MÖ 27’de) girdi; Sardeis’e ek olarak kayda değer şehirler Philadelphia (modern Alaşehir), Magnesia ad Sipylum (modern Manisa), Thyateira (modern Akhisar), Julia Gordios (modern Gördes)’i içermektedir (Şekil 57. Romalıların yönetimi altında Sardeis Doğu Akdeniz’in büyük kentlerinden biri olarak büyümeye devam etmiştir: imparatorluk yönetimince yardım görmüş ve onurlandırılmış (özellikle MS 17’deki yıkıcı depremin ardından azımsanamayacak bir yardım ile 3 neocorate onuru almıştır); İmparator Hadrian (MS 124’te), ve yasal mirasçısı Commodus ile birlikte Marcus Aurelius (MS 176’da) tarafından ziyaret edilmiştir; zengin aristokrat ailelerin ve onların yaptığı bağışların alıcılarının evidir; bir jüri ve Hıristiyan psikoposluğun makamıdır; devasa kamusal anıtlarla güzelleştirilmiştir (umumi hamamlar, bazilika, 4 macella, birçok mabed, sıra sütunlu caddeler ve umumi çeşmeler; Şekil 58).17

Geç antik dönem, MS dördüncü-yedinci yüzyıllar, baskı altına alınan pagan kültleri, yükselen Hıristiyan otoritesi, kentsel küçülme ve dışarıdan gelen (Gotlar, Sasani Persleri, Araplar) tehdit ve istilalar ile beliren bir değişim ve artan emniyetsizlik dönemiydi. Sardeis’te MS dördüncü yüzyılda sanatsal ve entellektüel hayatın sürdüğü gibi, eski kentsel gelenekler de sürmüştür; şehir bir eyalet başkenti ve silah üretim merkezi haline gelmiştir; kentsel çekirdeğin kapsama alanı artmıştır; sıra sütunlu caddeler ve (iki geniş kilise ve bir büyük havrayı içeren) anıtsal yapılar inşa edilmiştir. Kentsel merkez muhtemelen MS dördüncü yüzyılda sağlam yapılı bir savunma duvarı ile çevrelenmiştir (Hellenistik Dönemden bu yana türünün ilk örneğidir) ve Akropol zirvesi MS altıncı yüzyılın ortaları ya da daha geç bir tarihte, daha da güçlü duvarlarla korunmuştur (Şekil 59). Bu savunma duvarları dönemin emniyetsizliğini ayrıca yansıtmaktadır; kamusal ve özel inşaatlarda diğer binalara ait büyük, iyi biçimlendirilmiş taş blokların olağan yeniden kullanımı (spolia), başlıca kamusal yapıların terk edilmesi ve yıkılması anlamına gelirken, refahta, nüfusta ya da her ikisinde de düşüşü açıkça yansıtmakta olduğu gibi MS 7. yüzyılda Sardeis’te kamu yapılarının yıkımı ve evlerin terk edilişine dair arkeolojik kayıtlarda göze çarpmaktadır.18

Lidya bundan sonra yarım binyıldan fazla bir süre Bizans İmparatorluğu’nun önemli bir parçası olmuştu. 4. Haçlı Seferlerinin fetihlerini müteakip, Constantinople’ün (İstanbul) Latin İmparatorluğu olarak bilinen hükümdarlığın başkenti olduğu zamanda, Batı Lidya’daki Nymphaeum ve Magnesia ad Sipylum şehirleri 13. yüzyılda (MS 1211-1261) yarım yüzyıllık bir süre Bizans yönetiminin karargahları olmuşlardır. MS 1071deki Manzikert (Malazgirt) Savaşı’ndan kısa bir süre sonra Lidya’nın kontrolü Türk grup ve beylikleri arasında çekişme konusu olmuştur (Sardeis Geç 11. yüzyılda birkaç yıl için Smyrna’nın atılgan emiri Çaka Bey’in boyunduruğunda bulunmuştur), ancak 14. yüzyılın ilk yarısında Germiyan emiri Saruhan’ın fethi ile Türk yönetimi kalıcı olmuştur. Philadelphia şehri 14. yüzyılın son on yılında Osmanlı Sultanı I. Bayezid tarafından alınıncaya kadar Bizans yönetiminde kalmıştır. Osmanlı yönetimi altında eski şehirler kimisi büyüyerek (özellikle Magnesia ad Sipylum -Türk Manisa’sı- erken 15. yy kadar kesin varislerinin idare merkezi haline gelmiştir) kimisi de küçülerek (Sardeis gibi – 17. yüzyılda bile kayda değer bir yerleşimdi; Evliya Çelebi’ye göre 18. ve 19. yüzyıllarda küçük bir mezra ya da mezralar grubuydu.) yaşamaya devam etmişler ve yeni kasabalar oluşmuştur (özellikle Turgutlu ve Salihli, bunlardan ikincisi ticari kasaba olarak Sardeis’in yerini almıştır).19

  • Şek. 52

    Pers Satrapı Tissaphernes’in sapan mermisi, No. 215 (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 53

    Sardeis’teki Pers Dönemi mezarların bir tanesinden (Mezar 836'dan) altın aplikler (IAM 4652, 4653) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 54

    Sardeis’teki bir mezardan Helenistik Dönem seramiği, No. 216 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile.)

  • Şek. 55

    Sardeis’teki bir mezardan Helenistik Dönem seramiği, No. 217 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile.)

  • Şek. 56

    Helenistik Dönem Artemis Tapınağı (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 57

    Bir filozofun Roma Dönemi portresi, No. 219 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile.)

  • Şek. 58

    Mermer Avlu, Sardeis’teki Roma Hamamı-Gimnazyum Çok İşlevli Yapısı’nın bir bölümü (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 59

    Sardeis Akropolü’nde Bizans surları (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

Araştırma ve Kazı

Bin Tepe (Şekil 60) ve diğer yerlerdeki Lidya ve Pers Dönemlerine ait tümülüslerde görülen kapsamlı Roma tünelleri ağı, antik dönem merakından çok define avcılığını yansıtmakta ise (ki bu makuldür)20; Sardeis’te ilmi araştırma 1444’te (Topografya, anıtlar ve taşlara kaydedilmiş yazıt metinleri üzerine yorumlar yapan Ancona’lı Cyriacus’un ziyareti ile), kazılar ise 1750’de (Robert Wood ile ekibinin ziyareti ve Artemis Tapınağı’nın bir sütununun kazıları ile) başlamıştır. Lidya malzeme kültürü Bin Tepe’deki tümülüs mezarlarında 1854’te (Alyattes mezarı da dahil olmak üzere, L. Spiegelthal tarafından), 1868-1869 ve 1882’de (George Dennis tarafından), ve 1875’te (August Choisy tarafından); şehir merkezinde, şehir merkezinin dışındaki mezarlarda ve Bin Tepe’deki tümülüs mezarlarında 1910-1914 ve 1922 yıllarında (Sardeis Arkeolojik Araştırmaları adıyla Princeton Üniversitesi’nden Howard Crosby Butler’ca kurulan ve yönetilen Keşif tarafından), ve 1958den günümüze kadar (Adı ‘Sardeis Arkeolojik Araştırmaları’ olan, Harvard Üniversitesi’nden G. M. A. Hanfmann’ca kurulmuş Sart Amerikan Hafriyat Heyeti tarafından gerçekleştirilip, Harvard Sanat Müzesi ve Cornell Üniversitesi’nce mali destek gören proje tarafından) açığa çıkarılmıştır. Lidya dönemi malzeme kültürü Lidya’da olduğu kadar başka yerlerde de, yapılan arazi çalışmaları ile aydınlatılmış ve belgeleme işlemleri Manisa, Ödemiş, Tire ve Uşak Müzelerince gerçekleştirilmiştir.21

  • Şek. 60

    Sardeis’in kuzeyindeki Bin Tepe mezarlığında Karnıyarık Tepe de denilen Lidya kraliyet tümülüsünde Roma dönemlerinde açılan define avcılarına ait (ya da antikacı kazıcılara?) tünellerden birinin kenarındaki alçak nişin zemininde yukarı doğru ve bütün olarak açığa çıkarılmış Roma su sürahisi. (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

Dipnotlar

  • 1Lidya ismi ilk defa MÖ yedinci yüzyılın ikinci çeyreğine ait -Cogan ve Tadmor tarafından artı eksi bir yılla 665/4 yılına tarihlenen- Akad formundaki Asur Yıllıklarında Lu-ud olarak tasdik edilmiştir (Kral Assurbanipal’in tarihi prizma yazıtlarından Prizma E Yazıtı, özellikle Lidya Kralı Gyges elçisinin, Kral Assurbanipal’in makamına kabulünü kaydeden Prizma E yazıtının düzeltme metni E2), Cogan and Tadmor 1977, 65-74, 81-82; genel bilgi için, Pedley 1972, 82-83.

    Lidya’nın “yaklaşık 22.400 km2 (8.645 mil2) alanı” ve karşılaştırmalar için, Roosevelt 2003, 28 n. 24.

  • 2Iliad 2.459-463, A. T. Murray, çevirisi, Loeb Klasikler Kütüphanesi. Asya kelimesinin ekseriyetle Hitit dünyasındaki Assuwa’dan türetildiği düşünülmektedir; Bryce 2005, 125, 424-425 n. 14.
  • 3Lidya topografyası ve coğrafi sınırları için, Roosevelt 2003, 22-35. Lidya’nın fiziksel sınırları şüphelidir çünkü (1) zaman içerisinde değişmiştir ve günümüze kalan kanıtlar, kronolojik olarak birbirinden tamamen farklı verilerin ancak öykünmesine olanak verir; (2) MÖ yedinci ve altıncı yüzyıllardaki sınırlar hakkında, Herodotus’un, Kroisos’un Lidya ile Frigya arasındaki sınırı işaretlemek adına Menderes vadisindeki Kydrara’ya (bugün Kydara’nın konumu Sarayköy’de antik bir höyüğün varlığı ile kesin olmayan bir şekilde belirlenmiştir) bir stel yerleştirdiğini anlattığı raporu (7.30) dışında, çok az özgül bilgi bulunmaktadır; (3) sınırların doğal ögelerle çakışmadığı yerlerde sadece kabaca belirlenebilmektedir ve (4) sınırların bazıları belirsizdir; sınır olmaktan çok uç noktalardır.
  • 4Antik Lidya için diğer kaynaklar Herodotus’tan daha öncesine ve sonrasına tarihlenmektedir. Erken kaynaklar parçalı metinler olarak günümüze ulaşmış olup, dikkate değer örnekler MÖ yedinci yüzyıl şairleri Arkhilokhos, Sappho ve Alkaeus’un dizeleri ile bir Lidyalı olan, genellikle Yunanca yazan (örneğin, Yunan okurlar için) ve muhtemelen Herodotus’un çağdaşı Ksanthos’un “Lidya Tarihi”ni (Lydiaka) içermektedir. Başlıca Yunan ve Yakındoğu kaynakları Pedley 1972 tarihli yayınında toplanmıştır.
  • 5Etrüsklerin Lidya kökenleri için, Herodotus 1.94; Briquel 1991; Drews 1992; Ridgway 1993. Sardeis’teki Thera/Santorini tefrası için, Sullivan 1988 ve 1990. MÖ 17. yüzyıldaki (MÖ 1627-1600) Thera/Santorini patlamasının tarihi için, Friedrich et al. 2006.
  • 6Gyges’in batı Anadolu’da bulunan Yunan şehir devletleri üzerindeki saldırgan politikası ve otoritesi için, Herodotus 1.15; Strabo 13.1.22 (Troad’da Abydus’un Miletuslular tarafından Gyges’in izni ile kurulması). Gyges’in Kral Asurbanipal’den göçebe Kimmerler’e karşı yardım talebi ile bağlantılı olarak kurulan Lidya-Asur diplomatik ilişkileri Akad metinlerinde kaydedilmiştir (Cogan and Tadmor 1977); Mısır ile mutabakat da buna benzemektedir (aynı eserde, 78-79); muhtemelen Kimmer ya da İskitlere ait olan “göçebe hayvan stili” kemik objeler için, No. 54-55, Şekil 11; Ivantchik 2001, 73-79. Alyattes’in İskit mültecilerini kabulü, Medes’e karşı savaşı ve Kilikya ve Babil kralları aracılığı ile gerçekleşen barış antlaşması için, Herodotus 1.72-74.
  • 7Lidya krallarının zenginliği daha MÖ yedici yüzyılın ortalarında yaygın olarak biliniyordu: Yunan şairi Arkhilokhos “Altın zengini Gyges umurumda değil” yazmıştır (fr. 19, ed. Gerber). Her ne kadar Sardeis’teki Paktolus Çayı altının kaynağı (örnek olarak Herodotus 1.93, 5.101, cf. 6.125; Ovid, Metamorphoses 11.142-145; Paktolus altını için diğer Yunan ve Roma kaynakları için, Pedley 1972, 70-71 no. 242-255), olarak ünlü ise de, Tmolus’un kuzey kenarındaki diğer akıntılar da su ile taşınan altını (bu 1981’de Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü’nden bir araştırma ekibince belirlenmiştir) sağlamaktaydı. Strabo’ya göre Lidya altınının diğer kaynakları Atarneus ve Pergamon (14.5.28/680) arasındaki bir yerleşimi ve batı Anadolu altını için Frigyayı, Sipylus’u ve Troad’da Abydos yakınlarında Astyra’yı (13.1.23/591) içermekteydi; sonuncusu için, Leaf 1923, 134–135; Cook 1973, 290; Allen 1999, özellikle 206, 209, 343 n. 163; Robinson 2006 özellikle 224-225, 325-327, 382, 395-396. Krallarca yapılan adamalar ve eli açıklık şeklinde görülen Lidya zenginliğinin kaydı için, Buxton 2002.
  • 8Lidya madeni para sistemi ve merhemler aşağıda tartışılmaktadır: Kroll, “Sardeis Sikkeleri” ve Greenewalt, “Lidya Kozmetiği”. Değerli metallerden yapılmış namı bilinen usta yapıtlar, Kral Alyattes’ce Delphi’de adanan gümüş bir karıştırma kasesi (krater) ile onun kaynaklı demirden yapılmış ayaklığı (Herodotus 1.25; diğer Yunan kaynaklarının toplaması için, Asheri et al. 2007, 93; Buxton 2002, 96-97 [krater], 109-121 [ayaklık]), altından minyatür bir çınar ağacı ve (gerçek ölçüde) değerli taşların üzerinde kümelendiği bir asma (Herodotus 7.27; Xenophon, Hellenica 7.1.38; Athenaeus tarafından alıntılanan Mytilene’li Chares ve Amyntas 12.514f; Diodorus 19.48.7; Özgen et al. 1996, 24). Dokuma sanatındaki ustaca işler koyu kırmızı boya, altından kumaş, havlı kilimler, yarı-saydam ten renkli dokumayı içermektedir (kaynaklar Greenewalt and Majewski 1980’de toplanmıştır). Lidya müziğinin Yunan müziği üzerinde etkisi olmuştur ve müzik hüzün ve neşeyi ifade etmede bestelerdeki ayırt edici perdeler, gam ve duygusal kalitesiyle Yunan entelektüelleri tarafından kaydedilmiştir; Barker 1984, 130–133; Landels 1999, 97–109, 158. Lidya müziği ve çalgıları üzerindeki muhtemel Asur etkisi için, Franklin 2008. Lidya atçılığı Yunan kaynaklarınca bahsedilmiştir (Mimnermus fr. 14, ed. Gerber; Herodotus 1.27, 79); MÖ yedinci yüzyıla ait rölyefli bir vazodaki ve MÖ altıncı yüzyıla ait rölyefli mermer heykeldeki anma kavramı için, Hanfmann 1945, 570-581;Hanfmann and Ramage 1978, 156 no. 231 fig. 401. Sardeis’teki bir bahçeye ve Troad’da Zeleia’daki yabani hayvan parkına (thera) Yunan kaynaklarında (sırasıyla rapor Clearchus’un Athenaeus tarafından yapılan alıntısı 12.515e-516a, 540f. ve Strabo 13.1.17/589) kısaca değinilmiştir. Ege insanları olarak kabul edilen Yunan ve Batı Anadolu insanlarının uzun süreli ve karmaşık ilişkileri için Bryce 2008 86. Mimari terakota, heykel, seramik ve alfabedeki Yunan tasarımının bazı yönleri aşağıda sunulmuştur. Lidya askeri koşum takımının (hopla) Yunan anakarasındaki görünüşü için, Herodotus 7.74. Alyattes’in Korint ile ilişkileri için, Herodotus 3.48.2; Kroisos’un İon adalıları, 1.27; ve Sparta ile ilişkileri için, Herodotus 1.56, 69-70, 77, 8-83. Delphi, Assessos, Oropos, Thebes, Ephesus, Didyma’daki Yunan tapınaklarına Lidya kraliyetinin yardımları için, Herodotus 1.14 (Gyges), 22, 25 (Alyattes), 50-51; Buxton 2002, 3–7; Kerschner, bu ciltte. Delphi’deki krallarca yapılan esas adamaların Yunan üretimi olduğunu söylemek gerekir: Alyattes’in gümüş krateri ve onun demir ayaklığı Kos’lu Glaukos, Kroisos’un devasa gümüş krateri ise Samos’lu Theodoros tarafından imal edilmiştir.
  • 9Sardeis ismi, ya da Yunanca’daki çoğul hali ile Sardeis, ilk defa Yunan yazınında tespit edilmiştir (Sappho frr. 96, 98; muhtemelen Alcaeus fr. 105e, ed. Campbell). Lidya isminin kökü śfar- (śfard- ? śfari- ?) olmakla beraber Akadça, İbranice ve Persçedeki isimleri sırasıyla, Sapardu, Sepharad, ve Sparda’dır. Türetilmiş bir biçimi, bugün ören yerinde bulunan yerleşimin ismi olarak, Sart ile sürmektedir.
  • 10Sardeis’in MÖ altıncı yüzyıldaki surlarla desteklenen çekirdeği, Milet’in (110 ha.) ve Kargamış’ın (94 ha) surlu çekirdeğinin bölgesel büyüklüğü ile kıyaslanabilir durumdadır; Atina’nınkinden (187 ha) biraz daha küçük, Kerkenes (250 ha), Korint (yaklaşık 600 ha), Nineveh (728.7 ha), Babil (850 ha) ve Roma’nınkinden (1,340 ha, Aurelian duvarını içine alarak) çok daha küçüktür. Kybele ve Apollon Tapınakları Herodotus (5.102) ve Ctesias (Persika fr. 4, ed. König) tarafından belirtilmiştir; güneşte kurutulan kerpiçten yapılmış ve ihtiyar heyeti veya gerousia’nın toplanma mekanı olarak Roma Döneminde kullanılmış olan bir saray ya da saraylar, Vitruvius (2,8,9-10) ve Pliny (Natural History 35.172), Arrian (Anabasis Alexandri 1.17.6), ve Damascuslu Nicolaus (fr. 90.44[7], ed. Jacoby) tarafından alıntılanmıştır. Asıl Kral Sarayı muhtemelen Gordion ve Kerkenes’teki gibi megaron birimleri ve geniş salonların kümelenmesi ile oluşmuş büyük bir kompleks olabilirdi ki bunların muhtemelen İran’da bulunan Pasargadae ve Persepolis’teki Pers saray binalarının planlandığı gibi olması öngörülmektedir (Nylander 1970: 117–118; Hanfmann 1975, 17–19; Hanfmann 1977; Hanfmann 1980, 104). Keyif bahçesi için, Athenaeus tarafından rapor edildiği şekliyle Clearchus 12.515e-516a, 540f.
  • 11Bin Tepe’de Koca Mutaf Tepe olarak anılan devasa tümülüs (Şekil 44) genel konumunun, çapının, taş krepis duvarının ve zirvesindeki işaretçinin uyuşması nedenleri ile Alyattes (Herodotus 1.93; Strabo 13.4.7) mezarı olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlama ikna edicidir ancak kesin kanıtın yokluğu ve Koca Mutaf Tepe ile Herodotus’un Alyattes Tümülüsü açıklamaları arasındaki çelişkiler nedeniyle güvenilir değildir. Her ne kadar bu tümülüs Bin Tepe mezarlığındaki en geniş tümülüs (ikinci en geniş tümülüs Kır Mutaf Tepe’nin (Şekil 45) çapı 55-60 m. kadar küçüktür) olsa da, Alyattes Tümülüsü için Herodot’un verdiği ölçülerden biraz daha küçüktür; Koca Mutaf Tepe’nin kuzey tarafında 18 m. yükseldiği iddia edilen krepis duvarı 1854te Spiegelthal tarafından yapılan kazılardan bu yana kayda geçmemiştir; ve Koca Mutaf Tepe üzerinde birden fazla işaretçinin bulunmasında kanıt yetersizdir oysa ki Herodot’a göre Alyattes Tümülüsü 5 adet işaretçiye (ouroi) sahipti. Bu bakış açıları için, von Olfers 1859, 544–546; Greenewalt et al. 2003, 40–41; Greenewalt and Rautman 1998, 499–500 (Kır Mutaf Tepe üzerine); Asheri et al. 2007, 145. Koca Mutaf Tepe 30 km uzaktan, modern Turgutlu Kasabası’nın batı eteklerinden görülebilmektedir.
  • 12Herodotus 1.46-56, 71-91. Sardeis’in düşüşü üzerine diğer antik Yunan kaynakları Pedley 1972, 37–42'de toplanmıştır.
  • 13Delphi Kahini’nce belirtildiği gibi Herodotus 1.53; diğer kehanet yanıtları uyarlamaları için, Fontenrose 1978, 67, 113-114.
  • 14Lidya topraklarında Paleolitik-Kalkolitik malzeme kalıntıları için, 100den daha fazla İlk Tunç Çağ yerleşmesi için (yerleşimler ve gömüler) ve Lidya topraklarındaki seramik gelenekleri “Batı Anadolu Kırmızı Astarlı Mal” ve Yortan seramiği için, Roosevelt, “Lidyalılardan Önce Lidya,” bu ciltte; ayrıca 2003: 90-98, 2009: 13-19.
  • 15Seha Nehri toprakları ve Mira-Kuwaliya için, Bryce 2006, 83–86; Hawkins 1998, 1–2, 21–31; Işık ve Tekeoğlu yakında. Spylus Dağı’ndaki tanrı, yaygın bir şekilde Kybele olarak kabul edilmektedir, ayrıca erkek tanrı, belki bir dağ tanrısı olarak da tanımlanmaktadır; oldukça aşınmıştır ve belki de tamamlanmamış olduğundan tanımlama yapmayı engellemektedir; bakınız, Kohlmeyer 1983, 28–34; André-Salvini and Salvini 2003; Ehringhaus 2005, 84–87. Mira Kralı Tarkasnawa’nın kaya-oyma heykelleri Nymphaeum (modern Kemalpaşa) yakınlarında Karabel Geçidi’nde, Karakuyu’da, modern Torbalı yakınlarında ve Maender’in güneyinde Latmos Dağı’nda konumlanmıştır; bu bilgiler için, Hawkins 1998; Roosevelt 2009, 16–17; Peschlau-Bindokat and Herbordt 2001. Maeonya askeri birliği ve liderleri Talaimenes’in oğulları Mnethles ve Antiphos’tan Iliad 2:864-866; 20.381-392de bahsedilmektedir. Strabo Sardeis ya da onun Akropol’ü için erken bir ismi Hyde (13.4.5-6/625-626) olarak vermiştir. Truva Savaşı için antik tarihler MÖ 1334 (Samoslu Douris’e göre)’ten MÖ 1135’e (Kymeli Ephorus’a göre) kadar çeşitlilik göstermektedir.
  • 16Lidya’daki Pers yerleşmeleri için, Sekunda 1985. Sardeis’teki satraplar Tissaphernes ve Genç Kyros’un paradeisoi’leri (av bahçeleri) için -sonraki bahçe Genç Kyros’un kendisi tarafından planlanmış ve ekilmiştir- Xenophon, Oeconomicus 4.20-24; Diodorus 14.80.2. Sardeis’te Büyük İskender ve onun yaptırmayı düşünüp başlattığı Zeus tapınağı için, Arrian, Anabasis Alexandri 1.17.3-8; Hanfmann 1977. Selevkos Kralı Antiochus I ve eşi Stratonike MÖ 276/5’te Sardeis’te yaşamıştır ve Stratonike MÖ 254’te orada vefat etmiştir; MÖ 215-213 arasında Sardeis, Selevkos tahtında hak iddia eden Achaeus’un baş şehri idi (Polybius 5.57, 77-78; 7.15-18; 8.15-21).
  • 17MS 17’deki depremin sonuçları için temel bir kaynak, Tacitus, Annals 2.49. Sardeis’ten yazıtların ve Roma ve Sardeis’te basılan sikkelerin kanıtlarını içeren diğer kaynaklar için bakınız, Herrmann 1995, 24–30; Sutherland 1987, 47–49; Head 1901, 250 no. 101. Sardeis’in neocorate ünvanı ile onurlandırılmaları için bakınız, Burrell 2004 100-115. Sardeis’in Hadrian ve Marcus Aurelius ziyaretleri için, Bowersock 1969, 120–123; Weiss 1995: 217–223; and Herrmann 1993, 258. Bir jüri olarak Sardeis için bakınız, Habicht 1975. Sardeis’te Hıristiyanlık (“Asya’daki 7 kilise”nin bir tanesi Revelations 1, 3de), kilise yapıları ve MS ikinci yüzyılda onun nüfuz sahibi piskoposu Melito için bakınız, Hanfmann ve Buchwald Hanfmann 1983, 191–204'te; Kraabel 1971.
  • 18Diocletian’nın Roma eyaletlerini yeniden düzenlemesi ile erken dördüncü yüzyılda Sardeis, Asiana psikoposluk bölgesi dahilinde Lidya eyaletinin başkenti haline gelmiştir. Toplam alanı 127.6 ha (Şekil 37) yapmak için, kentin batı kesiminde gerçekleştirilen 13.7 ha.lık alanın eklenmesi ile kent içi alan arttırmıştır. Sardeis nüfuzlu iki entelektüel yetiştirmiştir: filozof ve hatip Chrysanthios ile öğretmen ve tarihçi Eunapius. MS 399’da Gotların tehdit edici saldırısı Zosimus 5.18 tarafından kaydedilmiştir. Hamam-Gimnazyum Çok İşlevli Yapısı ve Bizans Dükkanları’nın yıkımı ve terk edilmesi için, Yegül 1986, 15–16; Crawford 1990. Sardeis’te yedinci yüzyıla genel bakış için, Rautman 1995, Rautman 2008 ve hazırlanma aşamasında.
  • 19Bizans Dönemi ve Türkiye Sardeis’i için, Foss 1976. Salihli’nin ortaya çıkışı için, Ergül 1982 özellikle 11-35.
  • 20Tümülüslerdeki Roma tünelleri için, von Olfers 1859, 547, lev. III; Greenewalt et al. 2003, 40–41 (Alyattes Mezarı); Hanfmann 1983a, 57 şek. 106 (Karnıyarık Tepe). İkinci Sofistler ve genel olarak Romalıların Yunan olmayan antik dönemle ilgileri için Borg 2004, 3; Jones 2004; Yıldırım 2004.
  • 21Önemli arazi çalışma raporları ve envanterlerinin özet açıklamaları ve kaynakları, özellikle Manisa’daki Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’ninkiler için bakınız, Dedeoğlu 2003, Roosevelt 2003 ve 2004.
  • Şek. 11

    Sardeis’ten göçebe-stili parçalar (No. 54-55) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 44

    Bin Tepe’deki Lidya kraliyet tümülüslerinden bir tanesi: Koca Mutaf Tepe, muhtemel Alyattes Tümülüsü (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 45

    Bin Tepe’deki Lidya kraliyet tümülüslerinden bir tanesi: Kır Mutaf Tepe (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 37

    Sardeis planı (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)