Lidya Dönemi Takıları

Yıldız Akyay Meriçboyu

Giriş

Lidya Devleti’nin başkenti Sardeis’te kuyumculuğun çok ileri düzeyde olduğu gözlemlenir. Sardeis’in içinden geçen Paktolos Çayı’ndan elde edilen altın, Sardeis’in zengin olmasına ve buna koşut olarak kuyumculuğun gelişmesine neden olmuştur.

Kuyumculukta yapım ve süsleme teknikleri farklıdır. Gelişmiş kuyumculuk teknolojisi, MÖ 2800 civarına inmektedir. Eski dünyanın birçok yerleşmesinde ele geçen altın takılar, yapım ve süsleme tekniklerinin gelişmişliği konusunda bize aydınlatmaktadırlar. Bu takıların tasarımları da ileri teknoloji sayesinde nitelik kazanmıştır. Kuyumcu atölyelerinde sadece takılar değil, altın ve gümüş sofra takımları, günlük kullanılan çeşitli aksesuarlar da üretilmiş ve zengin sınıfın hizmetine sunulmuştur.1

Lidya Dönemi takıları dinsel içeriklidir. İnançların en kolay tanımlandığı sanat kolu takılar olmuştur. Altın, elektrum (gümüş karışımı altın) ve gümüş gibi değerli madenler kolay biçimlendirildiği için, yapıldığı dönemin inançlarını öğrenmemize büyük katkı sağlamaktadırlar. Takıların süsleyici unsurunu da göz önüne almak gerekmektedir.2

Batı Anadolu Önasya’dan gelen ticaret yollarının sonunda yer alır. MÖ sekizinci ve yedinci yüzyıllarda kara ve deniz yoluyla yapılan yoğun ticaret sonucunda, Assur ile Mısır etkili Fenike faktörleri Ege dünyasına girmiştir. Dolayısıyla bu döneme günümüz arkeolojisinde “Doğu Yunan- Oriantalizan” adı verilmiştir. Doğu Yunan Dönemi’nin en önemli eser grupları Efes Artemis Tapınağı adak buluntuları ile Rodos ve bazı Doğu Ege adalarında ele geçmiştir. Batı Anadolu’daki İon üslubu Lidya sanatını etkilemiştir. Uşak çevresindeki mezarlarda ele geçen altın eserlerin bir kısmı Lidya Dönemi’ne aittir. Bu eserler, Artemision buluntularının çoğunlukla Lidya olduğunu kanıtlamaktadır (bkz. Kerschner, “Lidyalıların Komşuları Ionyalılar ve Aiolialar”)

Lidya takıları arasında çeşitli diademler, gerdanlıklar, küpeler, broşlar, fibulalar ve topuzlu elbise iğneleri ile elbiseye dikilen aplikler bulunur. Bu eserler çoğunlukla, dönemin beğenisi olan güverse (granülasyon) ile süslüdür. Telkari süsleme daha azdır. Boncuklu tel, takıdaki ekleme yerlerini kapatmada ya da bordür olarak kullanılmıştır. Güverse süsleme ile uyum sağlar.

Motifler

Lidya takıları MÖ yedinci yüzyıldan itibaren takib edilebilmektedir. Gerek Artemision gerekse Uşak eserleri Sardeis yapımı olmalıdır. Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında Aydın’da bulunmuş bir altın levha, Rodos Adası’ndaki eserler ile ayni üslupta yapılmıştır. Eser Louvre Müzesi’ndedir. At nalı biçimindeki levhada, Daidalos üslubunda bir tanrıça kabartması, rozetler3, plastik hayvan başları vardır. Levhanın kavisli alt kenarındaki halkalara bağlı sarkaçlar kayıptır.4 Bu eser Lidya kuyumculuğu için önemlidir, Doğu Ege adalarındaki eserler ile daha sağlıklı bağlantı kurulmasını sağlamıştır5 Rodos altın eserleri arasında pektorale (göğüs süsüne) ait dörtgen levhalar ağırlıktadır. Bu levhalarda Potnia Theron (Hayvanlar Hakimesi) tasvirleri oldukça çoktur. Bu örneklerde kanatlı tanrıça bazen aslan, bazen de üzeri üç benek motifleriyle kaplı parsları tutmaktadır. Üç benek hem Ana Tanrıça’nın hem de sonradan Dionysos adını alan Baba Tanrı’nın sembolüdür. Çünkü her ikisinin de kutsal hayvanı parstır. Parsın üzerindeki benekler doğumla ilişkilendirilmiştir, üremeyi ve bereketi simgeler. Üç benek Batı Anadolu kökenli eserlerde vardır ve dolayısıyla Rodos eserlerinin Sardeis’de imal edildiğini kanıtlamaktadır.6 Bu motif Artemis, Anahita ve Aphrodite için de kullanılmıştır. Üç benek Geç Hellenistik Dönem’e kadar Batı Anadolu’da izlenebilmektedir. Rodos eserlerinde görülen hayvan tutan kanatlı tanrıçanın, Hitit kaynaklarına dayanarak Anadolu Tanrıçası Kubaba / Kybele olduğu ve Efes Artemisi’nin de bu tapımın devamı olduğu ileri sürülmektedir.7 Rodos eserlerinin Sardeis yapımı olduğunu destekleyen iki eser, Louvre Müzesi’ndedir. Kamiros’da bulunmuş altın levhaların yan kenarlarından, Batı Anadolu kaynaklı uzun zincirler sarkar ve bu zincirlere nar ve çana benzer boncuklar asılıdır.8 Özellikle çana benzeyen boncuklar, Pers Dönemi Sardeis Nekropol buluntuları arasında mevcuttur9.

Lidya kuyumculuğunun örneklerini içeren Artemision buluntuları, Efes Tanrıçasına adak olarak verilmiştir. Efes tanrıçası, Anadolu’nun prehistorik geçmişindeki bazı öğeleri taşıyıp devamını sağlayan bir tapımdır. Tanrıçanın sembollerinden biri olan arı, Hititler’in Telepinu efsanesine dayanır. Kubaba’ya eşlik etmiş olan şahin ve atmaca da Efes Tanrıçası’nın sembolü olarak devam etmiştir. Büyük Artemis heykelinde kule biçimli başlık vardır, tanrıça kentin koruyucusudur. Bu görevi Hitit koruyucu tanrısı Dingir Lamma’dan almıştır.10 Bu nedenlerden dolayı Efes Tanrıçası, sadece Efes’de değil tüm Batı Anadolu’da, hatta Doğu Ege adalarında saygın bir tapım olmuştur. Efes Tanrıçası’nın rahibeleri, Melissa olarak çağrılır. Rodos eserleri arasında arı gövdeli tanrıça kabartmaları vardır. Yayınlarda bu tanrıça Melissa olarak tanımlanmıştır.11 Gerek Doğu Ege adalarındaki takılarda gerekse Artemision eserleri arasında rozetler önemli yer tutar. Bu rozetler tanrıçanın sembolüdür. Doğu Yunan Dönemi’nde Assur etkisi ile Batı Anadolu’ya girmiştir. Tanrıça İştar’ı simgeleyen rozet, Efes Tanrıçası’nın da sembolleri arasında yerini almıştır.12

Lidya Dönemi takı örnekleri arasında bulunan diademler üç ana grupta toplanabilir. Rodos ve Doğu Ege adalarında ele geçmiştir. İlk grupta dar ve uzun bir altın bant üzerine yerleştirilmiş altın rozetler bulunur. İkinci gruptaki diademler, kumaştan bir baş bandına dikilen iri ve çok süslü rozetlerden oluşur. Bu rozetlerde; grifon ve boğa başları, böcekler, kuşlar, insan başları ile rozetler ek süsler olarak kullanılmıştır. MÖ yedinci yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bu eserler, dönemin en nitelikli örnekleri arasındadır.13 Üçüncü grup diademlerde, enli bir şeride kalıba çakma ile elde edilen kabartma süsler bulunur. Bu diademler üzerindeki motifler, dikey şeritlerle ayrılmış bölümlerde yer almışlardır. Bu üslup Ege dünyasından bilinmektedir.14

Lidya takıları arasında küpeler önemli yer tutar (Nos. 110, 181, 201). Artemision buluntuları arasında çeşitli küpeler vardır. Bunlar kabaca üç grupta toplanabilir. İlk gruptaki hilal biçimli küpeler, kendi içinde üçe ayrılır. İkinci grupta sandal biçimli küpeler bulunur. Küpelerin kesitleri sandala benzediği için bu isim verilmiştir. Bu küpelerin benzerleri gerek Batı Anadolu’da gerekse Doğu Ege adalarında ele geçmemiştir. Bu nedenle çok özgündürler, Geç Assur ( MÖ dokuzuncu yüzyıl- yedinci yüzyıl) etkileri taşır.15 Sandal biçimi küpelerde yivli ya da yivsiz arı gövdeleri, boncuklu tel ile ayrılmış bölmelerde iki ağızlı balta motifleri vardır (No. 139, Şek. 1, 2). Yüzeyleri yivli veya düz üç gövdeli küpeler de yapılmıştır. Bu küpelerde rozetlerin, iki ağızlı baltaların üçer adet olması, Efes Tanrıçası ile bağlantılıdır. Üç sayısı tanrıçanın üç karakterini simgeler; bakire oluşunu, evli bir kadını ve analığı. Çift ağızlı balta ise Amazon silahıdır. Antik kaynaklara göre Amazonlar, Efes Tanrıçası tapımını kurmuşlardır. Batı Anadolu’da Amazonların varlığı MÖ ikinci binyıla dayanır.16 Üçüncü grupta sarmal küpeler vardır. En güzel örnekleri Rodos-Kamiros mezarlarından çıkmıştır. Çok süslü ve gösterişli eserlerdir. Artemision eserleri arasında bu tip küpe sarkaçları mevcuttur, fakat çok daha basit ve yalındır.17

Bilinen Lidya gerdanlıkları, Uşak-Güre civarındaki mezarlarda bulunmuştur. Elektrumdan yapılmış bu eserler MÖ yedinci yüzyılın ikici yarısına tarihlenir. Gerdanlıklardan birinde ip delikli küresel ve düz boncukların yanında, iri güverselerin lehimle birleşmesinden oluşan boncuklar bulunur (No. 176, Şek. 3). Aralara halkalı beyzi ve küresel düz boncuklar yerleştirilmiştir. Başka bir gerdanlıkta ise silindirik boncuklara bağlı badem biçimli boncuklar vardır. Gordion A tümülüsünde bulunmuş bir gerdanlık da Lidya işidir ve MÖ altıncı yüzyılın üçüncü çeyreğine tarihlenir. Bu gerdanlıkta, Lidya özellikli boncukların aralarında iki adet yüksüklü meşe palamudu boncuk vardır. Bunlar bilinen en eski meşe palamudu boncuk örnekleridir.18 Gerdanlıklardaki Lidya karakterli boncukların bazıları, Artemision eserleri arasında mevcuttur.

Lidya takıları arasında kolye sarkaçları vardır. Bu sarkaçlar kumaş tasmaya geçirilir, bazen de gerdanlıkların ortasına asılırdı.19 Artemision’dan tanrıça biçimli veya tanrıça büstü sarkaçlar vardır. MÖ ikinci binyıl Hitit sanatında örnekleri görülen tanrı ve tanrıça sarkaçların devamı niteliğindedir. Bu sarkaçların, takan kişiyi kötülüklerden koruduğu inancı vardı. Doğrudan tanrıçayı betimleyen sarkaçlar yanında, tanrıçanın sembollerinden atmaca, hilal gibi sarkaçlar da üretilmiştir.20 Uşak İkiztepe mezarında üç sarkaç bulunmuştur. Bu eserler Artemision buluntularından üslup olarak farklıdır. MÖ altıncı yüzyılın ilk yarısına, belki Kroisos Dönemi’ne aittir. Bu döneme ait eserler azdır. Bu nedenle Uşak eserleri bu boşluğu kısmen de olsa doldurmaktadır. Bu sarkaçlardan biri altın külçe şeklindedir ve bereketi simgeler (bkz. Özgen, “Lidya Hazinesi”). Diğer iki sarkaçtan biri bantlı akik boncukludur (No. 178, Şek. 4), diğeri sard taşından piramidal mühür şeklindedir (No. 177, Şek. 5, 6, 7). Alt kısmında intaglio grifon tasvirleri vardır. Sarkaçlardaki halkalı altın montürler birbirine çok benzer.21 İkiztepe mezarı erkeğe aittir. Lidyalı erkekler kolye ve gerdanlık kullanmışlardır. Yine erkeklerin kullandıkları sarkaçlar arasında oturan koç biçimli objeler, ilginç bir grup oluşturur (Nos. 136, 140, 184, 185, 186, Şek. 8, 9). Koç sarkaçların üzerinde kolyeler vardır ve bu özellik, onu kullanan kişilerin soylu olduklarına işaret eder.22

  • Şek. 1

    Efes Artemision’dan elektrum küpe, No. 139 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 2

    Efes Artemision’dan elektrum küpe, No. 139 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 3

    Elektrumdan yapılmış gerdanlık, No. 176 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 4

    Ikiztepe Tümülüs’ten bantlı akik boncuklu sarkaç, No. 178 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 5

    Ikiztepe Tümülüs’ten sard taşından piramidal mühür, No. 177 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 6

    Ikiztepe Tümülüs’ten sard taşından piramidal mühür, No. 177 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 7

    Ikiztepe Tümülüs’ten sard taşından piramidal mühür, No. 177 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 8

    Oturan koç biçimli gümüş sarkaç No. 186 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 9

    Oturan koç biçimli gümüş sarkaç No. 186 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

Giyim ve Mücevherat

Lidya giysilerinde fibulalar yanında çeşitli biçimlerde broşlar da kullanılmıştır. Artemision eserleri arasında kanatları açık atmaca biçimli olanlar vardır. Yüzeyleri güverse ve boncuklu tel ile süslüdür. Başka bir altın broş, dörtgen biçimlidir, köşelerde arı gövdeleri, aralarda –belki Amazon kalkanı olan- uçları volütlü yay motifleri ile ortada rozet yer alır. Ayni yerde bulunmuş gösterişli bir broş, at nalı biçimlidir. Broşun ortasına iri bir rozet, kenarlara bitkiler yerleştirilmiştir. At nalının iki ucu birer aslan başı ile biter. Eser MÖ altıncı yüzyılın ilk yarısına aittir. At nalı biçimi Lidya özelliğidir. Son yıllarda Artemision’da ele geçen bu biçimdeki fibulaların ortasında aslan başları vardır ve yüzeyleri çok süslüdür. Lidyalı sanatçılar Batı Anadolu’da Lidya özellikli bir fibula biçimi yaratmışlardır. Bu broş ve fibulalarda kullanılan motifler, Efes Tanrıçası ile bağlantılıdır.23 Uşak-Güre Tümülüslerinde bulunmuş elektrum bir broş, Amazon kalkanını sembolize eden uçları volütlü yay motifleri şeklindedir, yüzeyi boncuklu tellerle süslenmiştir (No. 179, Şek. 10).24

Lidya giysilerinde elbise iğneleri çok kullanılmıştır. Artemision buluntuları içindeki topuzlu iğneler, elektrum, altın, fildişi, hipopotam dişinden yapılmıştır. İğne topuzlarında ise altın, elektrum, gümüş, necef taşı, dumanlı kuvartz, kehribar, yaldızlı pişmiş toprak gibi gereçler kullanılmıştır (No. 143). Topuzlarda yarı değerli taş kullanımı Lidya özelliği olup Doğu kültürleriyle bağlantılıdır. Uşak-Güre Tümülüslerinde de topuzlu iğneler ele geçmiştir. İğne topuzları genelde meyve, tomurcuk, çiçek biçiminde olup bereketi simgeler. Bu topuzlar bazen çanak yapraklar içinden çıkar. Lidya iğnelerinde, topuza geçişte basit süsler vardır. Ege ve Yunanistan’daki iğnelerde gösterişli süsleme bulunur, bu süsleme bazen iğne gövdesinin ortalarına kadar iner. Efes iğne topuzları arasında sepet biçimli arı kovanları mevcuttur. Günümüzde Trakya’da sepetten yapılmış arı kovanları kullanımı devam etmektedir. Artemision iğneleri arasında arı topuzlu bir örnek vardır.25 Uşak-Güre mezarlarında bulunmuş az sayıdaki topuzlu iğnelerden ikisi nar topuzludur (No. 180, Şek. 11, 12). Dilimli meyvede yatay yivli bölümler arı olabilir. Hem arı hem nar bir arada verilmeye çalışılmıştır.26 İğneler çift olduğuna göre omuzlarda kullanılmış olabilir.

Lidyalıların giysileri elbiseye dikilen altın ve gümüş apliklerle süslüdür (Nos. 133, 141, 142, 182, 183). Genelde dörtgen biçimli bu aplikler, tüm Doğu kültürlerinde vardır. Giysiden başka çadırları, tenteneleri, kullanım eşyasını süsler. Dörtgen aplikler yanında yuvarlak ve yıldız biçimli olanlar da vardır. Kalıp baskı tekniği ile ayni motiften birçok aplik elde edilmiştir. Efes apliklerinin üzerindeki motifler, kentin koruyucusu olan tanrıça ile ilintilidir. Uçları volütlü yay motifi ile arı, en çok kullanılan örgeler arasındadır (Nos. 141, 142, Şek. 13).27

Sonuç olarak şunu ileri sürebiliriz; Doğu-Batı karışımı bir karakter gösteren Lidya eserleri, Batı Anadolu’da, sonraki devirlerin takılarına öncülük yapmıştır.

  • Şek. 10

    Uçları volütlü elektrum broş, No. 179 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 11

    Bir çift nar topuzlu (arı kovanı) iğne, Lidya Hazinesi’nden, No. 180 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 12

    Bir çift nar topuzlu (arı kovanı) iğne, Lidya Hazinesi’nden, No. 180 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 13

    Efes’ten yay şeklinde altın aplik, No. 142 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

Pers Dönemi Takıları

İran’da Akhaemenid Sülalesinden gelen Kral Kyros, MÖ 547 yılının sonbaharında, Kral Kroisos’u yenip Sardeis’i alarak Lidya Devletine son vermiştir. Bu tarihten MÖ altıncı yüzyılın sonlarına kadar Anadolu durgun bir dönem yaşar. Arkeolojik bulgular aynı yüzyılın sonlarına doğru tekrar bir canlanma olduğunu göstermektedir. Pers idaresinde Sardeis önemini korumuş, satraplık merkezi olmuştur. Lidya Dönemi’nde olduğu gibi kuyumculuk merkezi olarak faaliyetini sürdürmeye devam etmiştir

Pers üslubunda takılar MÖ 500 civarından itibaren Batı Anadolu’da izlenebilmektedir. 1910-1914 yılları arasında kazılan Sardeis nekropolünde çok sayıda takı bulunmuştur, MÖ beşinci ve dördüncü yüzyıllara aittir. Doğu Yunan Dönemi için Efes Artemis Tapınağı adak buluntuları ne kadar önemli ise, Sardeis nekropol buluntuları da bu dönem için çok değerlidir. Nekropol buluntularının tümü İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir. Pers Dönemi kuyumculuğunun özellikleri bu takılarla saptanabilmiştir. Başka önemli buluntu grubu ise Uşak çevresindeki tümülüslerde ele geçen eserlerdir. Akhaemenid Dönem sanatını daha iyi kavramamıza olanak sağlamışlardır28. Bu dönemin eserleri, Anadolu’ya özgü özellikler gösterir. Sanattaki bu üslup, Pers ve Anadolu kültürlerinin sentezi sonucu oluşmuştur. Sardeis ve Uşak eserleri, çağdaşı diğer eserlere ışık tutmaktadır.

Sardeis’den ayrı ikinci bir kuyumculuk merkezi Çanakkale Boğazı üzerindeki Lampsakos’da (Lapseki’de) faaliyete geçer. Lampsakos’daki altın madenleri bu yerin seçimini belirlemiş olmalı. Bu girişim MÖ 480’deki Salamis Deniz Savaşı yenilgisinden sonra başlamış olabilir. Sardeis’den getirtilen kuyumcu ustaları ve sanatçılar, Sardeis’deki Lidya-Pers-Hellen karışımı üslup ve içerikteki üretimini Lampsakos’da da devam ettirmiştir. Lampsakos’da üretilen eserler Trakya’ya, Karadeniz ülkelerine, Ege’ye pazarlanmıştır. Kuyumculuk işi eserlerde, Hellen üslubunun MÖ beşinci yüzyıl sonlarından itibaren giderek arttığı gözlemlenir.29 Batı Anadolu’daki satraplık idaresindeki zengin sınıfın ihtiyacını Sardeis yapımı eserler, Daskylaion’daki satraplık merkezi yöneticilerinin gereksinimi de Lampsakos atölyesi karşılamış olabilir.

Akhaemenid Dönemi’nde takıları sadece kadınlar değil erkekler de kullanmıştır. Buna karşın Pers’lerde ruhban sınıfın altınlı giysi ve takı kullanması yasaktı. Bu dönem kuyumculuğunda Lidya’ya kıyasla daha çok yarı değerli taş kullanılmıştır. Yarı değerli taş yerine, kolay işlenen renkli cam hamuru boncuklar da yapılmıştır. Sardeis nekropolünde sistemli yapılan kazılar sayesinde, mezarların kadına mı yoksa erkeğe mi ait olduğu saptanabilmektedir. Sonuçta Pers Dönemi sosyal yaşamında, kadının ve erkeğin konumları konusunda belirli bir bilgi edinilebilmektedir.

Bu dönemde farklı giysi biçimi nedeniyle topuzlu iğne ve fibula yoktur. Küpe, gerdanlık, sarkaç, bilezik, yüzük ile elbise aplikleri başlıca takı çeşitleridir.

Kadın Takıları

Sardeis nekropolündeki en erken buluntular MÖ 500 civarına tarihlenir. Bir kadın mezarından çıkartılan altı adet elbise apliği, bilinen en gösterişli örneklerdir. Bir mekan içinde karşılıklı duran krali sfenkslerin başları üzerinde , kanatlı güneş kursu biçimli Ahura Mazda yer alır. Baş kısmı yoktur. Bu tipteki Ahura Mazda tasvirleri imparatorluğun her yerinde görülür. Ayni mezardan sfenks biçimli elbise aplikleri de çıkmıştır. Sfenksler bir bant üzerinde yürür şekilde gösterilmişlerdir. Figürlerin zemin üzerinde gösterilmeleri Pers Dönemi’nde başlamış ve bu özellik Roma Devri’ne kadar devam etmiştir. Uşak mezarlarında dörtgen biçimli elbise aplikleri de bulunmuştur. Apliklerin kabartma bezemeleri Lidya etkileri taşır (No. 182).

Sardeis’deki elbise aplikleriyle ayni mezardan çıkmış altın bir gerdanlıkta, üzeri yiv süslü boncukların aralarına –belki nar- boncuklar konmuştur. Gerdanlığın ortasında bir pul asılıdır. Pul sarkaçlar Pers kuyumculuğunda giderek revaç bulmuştur.30 Gerdanlıkta silindirik boncukların üzerindeki yiv süsleme, Lidya takılarından bilinen arıyı simgelemiş olabilir ve apotropeik anlam içerir. Bu tipte yivli boncukların veya takıların yapımı yüzlerce yıl devam etmiştir.

MÖ beşinci yüzyılın ilk yarısında, elbise tokası olarak tanımlanabilecek takılar bulunmuştur. Sardeis nekropolünde çıkmış bir çift toka vardır. Üzeri yiv süslü geniş halka şeklindedir. Halkanın iki ucu kalınca bir çubuk ile birleştirilmiştir. Giysinin kumaşı bu çubuğa geçirilir.31 MÖ beşinci yüzyılın erken evresinde yapılmış takıların sadece altından yapılmış olması, Hellen etkisine işaret işaret edebilir.

Sardeis küpeleri arasında ilginç örnekler vardır. MÖ beşinci yüzyılın erken evresine ait bir çift küpe, bir kenarı kesik dairesel biçimdedir (No. 117, Şek. 14). Dairenin dış kenarları bombeli olup arı gövdesini simgeleyen yiv süslüdür. Ayni nekropolde bulunmuş MÖ altıncı yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen fildişi kadın başının küpesine benzer (No. 52). Başka bir çift küpe, iki sıralı ve lehimle birleştirilmiş iri güverselerden oluşan halka şeklindedir. Teknik yönden Lidya kuyumculuğunun devam ettiğini gösterir.32 Bu tarz halka küpe biçimleri Pers Dönemi’ne özgüdür. Sandal biçimi küpe yapımı devam etmiştir (No. 181, Şek. 15). Bu dönemde bezemesiz olan şişkin gövdeli küpelerde dikey birer kaburga vardır. Bazı küpelerin gövdeleri ise asimetrik bezemelidir. Biraz daha geç örneklerde tohum sarkaçlar ve pullar asılıdır. Kula’da bulunmuş bir küpe Pers Dönemi için karakteristiktir, Sardeis’de yapılmış olabilir. Şişkin gövdede dikey bir kaburga vardır. Gövdenin ön kısmında içleri güverse dolgulu üçgenler ile daha büyük bir üçgen yapılmıştır. Ayrıca iç içe geçmiş dairelerin ortasında kabarcıklar vardır. Bu kabarcıklar Lidya takılarında da çok görülür ve olasılıkla tanrıçayı simgeler. Üçgen motifi Pers Dönemi kuyumculuğunda sıklıkla görülen bir ögedir. Zoroastrionizm (Zerdüşt) dinindeki üçlemenin (teslisin) sembolü olabilir.33

Sardeis gerdanlıklarında farklı gereçlerden yapılmış çeşitli biçimlerde boncuklar bulunur. Bu döneme özgü bir anlayıştır. Tek sıra gerdanlıklar yanında birkaç sıra olanlar da vardır. Boncuk yapımında altın, yarı değerli taşlar (özellikle sard taşı) ve az sayıda renkli cam hamuru kullanılmıştır. Kavun biçimi olarak tanımlanan yivli boncukların boncuklu tellerle süslenmesi de, Pers özelliğidir. Kadın takılarında boncuk biçimi olarak çifte konik, küresel, meyve biçimli, aşık kemiği, silindirik, dörtgen prizma ve kavun biçimi gibi çeşitler vardır. MÖ dördüncü yüzyılda yapılmış çok nitelikli bir altın gerdanlık ise farklıdır. Dar ve uzun boncuk dizisinden oluşur. Bu boncuklar stilize arı olabilir. Uçlardaki klipsler çok özenli yapılmıştır.34 Uşak Toptepe Tümülüsünde bulunmuş gerdanlıklar arasında yüksüklü meşe palamudu sarkaçlı olanı, çok nitelikli olması yanında zengin görünümlüdür (No. 175, Şek. 16, 17). MÖ beşinci yüzyılın ilk yarısına tarihlenir. Lidya kökenli bu boncuklar, MÖ beşinci ve dördüncü yüzyıl gerdanlıklarında sıklıkla kullanılmıştır. Buluntu yeri bilinmeyen başka bir gerdanlıkta, kayın kozalağı sarkaçlar vardır. Antikçağdan bilinen en erken örnektir.35 Kayın kozalağı sarkaçlar, Pers Dönemi takılarında sevilerek kullanılmıştır. Kozalağın üç yaprağı olduğu için, dindeki teslisi simgelemiş olabilir.

Sardeis nekropolünde altın yüzükler bulunmuştur. Erken beşinci yüzyılda yapılmış yüzüklerin kaşları, uçları sivri eşkenar dörtgene benzer (bkz. Dusinberre, “Sardeis’ten Lidya-Pers Mühürleri”). Bu biçim giderek ovale, daha sonra da yuvarlağa yakın bir form alır. Kaşın üzerine çeşitli motifler kazınmıştır. Figürler zemin çizgisi üzerine dururlar. Erken döneme ait düz kaşlı bir yüzüğün halkası ilginçtir, çokgen kesitlidir. Bu Pers Dönemi özelliğidir. Nekropolde bulunan skarabe kaşlı yüzüklerin çoğu ise erkeklere aittir.36

Sardeis nekropolünde kadın bileziği ele geçmemiştir. Uşak Toptepe mezarında bir çift cam halkalı bilezik bulunmuştur. Lacivert renkteki cam halkalarda, çift burma telden yapılmış zincir görünümlü möntür vardır. Halkanın uçları altın aslan başları ile biter. Emsalsiz örneklerdir. Perslerde bilezikler çift yapılırdı. Kadına ait takılarda aslan başlarının ağızları kapalı, erkek takılarında ise açıktır.37

  • Şek. 14

    Sardeis’ten altın küpeler, No. 117 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 15

    Toptepe’den sandal biçimli bir çift küpe, No. 181 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 16

    Toptepe’den pelit pandantifli gerdanlık, No. 175 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 17

    Toptepe’den pelit pandantifli gerdanlık, No. 175 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

Erkek Takıları

Erkek takıları kadın takılarına kıyasla daha yalındır. Sardeis nekropolünden çıkmış düz halka biçimli altın küpeler gibi. MÖ beşinci yüzyılın ilk çeyreğine tarihlenen aslan başlı küpe örnekleri ise farklıdır. Birbirine bitişik iri boncuk dizisinden oluşmuş geniş halkanın uçlarında, ağızları açık birer aslan başı vardır. Küpenin kulağa geçen halkası, sürgülü kilit ile aslan başlarına bağlıdır. Benzer örneği Elmalı Karaburun II. Tümülüs mezar odasındaki duvar resminde, soylu erkeğin kulağında görülür.38

Pers Dönemi’nde erkekler çeşitli gerdanlıklar, sarkaçlar takmışlardır. Gerdanlıklardaki bazı boncuklar, erkeklere ait takılarda vardır. Örneklersek; bereket simgesi deniz salyangozu, iri güverselerden oluşmuş üçgen, kötülükleri kovan çan sarkaç ile çana benzeyen çiçek boncuklar gibi. Çana benzeyen çiçek boncuklar, MÖ yedinci yüzyıl Lidya takılarından bilinmektedir. Bu dönem erkek takılarında kullanımı devam etmiştir, dinsel bir anlam taşımış olabilir. Sardeis gerdanlıklarından biri iki sıralı olup gösterişli bir görünümü vardır. Altın ve sard taşından çeşitli biçimlerdeki boncukların ortasında, yatay kesilmiş iri bir sardoniks boncuk yer alır. Bu boncuk güneşe benzer görünümüyle Ahura Mazda’yı simgelemiş olabilir (Şek. 18, 19, 20).39 Sardeis nekropolünden cam hamuru sarkaçlar çıkmıştır, MÖ beşinci yüzyıla tarihlenirler. Yandan basık yumurta biçimli sarkaçların üst yarısındaki halkalı altın montürler, üçgen dizileri ile süslüdür. Cam hamuru boncuklar, kalan izlere göre mavi renktedir. Başka ilginç iki sarkaç Necef taşından yapılmıştır. Uzun damla biçimli sarkacın üst ucuna aslan başlı altın montürler eklenmiştir (No. 118, Şek. 21, 22). Aslanın açık olan ağzına halka bağlıdır, MÖ 4.yüzyılın ilk yarısına tarihlenirler.40 Oturan koç sarkaçların kullanımı Pers Devri’nde de devam etmiştir.41

Sardeis nekropol buluntuları arasında çok nitelikli bir bilezik mevcuttur. İnce ve düz halkanın iki ucunu, bir mile geçirilmiş büyük bir kalseduvan boncuk birleştirmiştir. Boncuğun alt yüzeyine intaglio Athena ve Hermes figürleri yapılmıştır (Şek. 23, 24, 25). Taşın üst yüzeyi kabaşon kesimlidir. MÖ dördüncü yüzyılın ilk yarısına tarihlenir. Ayni mezardan bir çift düz altın halka küpe çıkmıştır. Uşak-Güre mezarlarında farklı biçimlerde bilezikler bulunmuştur. Halkası örgü zincirden bir bileziğin ortasında, yatay kesilmiş iri bir sardoniks boncuk bulunur. Bilezik ve yüzük halkalarının zincirden yapılması Pers kuyumculuğunda görülür. Başka bir çift altın bilezik halkaları “u” kesitlidir ve omega biçimlidir. Halkaların iki ucunda başlarını arkaya çevirmiş ve ağızları açık birer aslan protomu vardır. Persepolis Sarayı Apadana kabartmalarında (MÖ 486-465/4) , Lidyalı bir delege elinde ayni biçimde bir bilezik taşımaktadır, dolayısıyla bu bilezikler Batı Anadolu kökenlidir. Bu dönemde halkası parçalı bilezikler de yapılmıştır, uçları açık ve küttür (Nos. 184, 185, 186, 197).42

Pers Dönemi’nde erkekler altın yüzükler yanında skarabe taşlı yüzükler de takmışlardır. Bu yüzüklerin üzerine motifler kazınmıştır, mühür olarak kullanılır. Yüzüklerde genel olarak yürüyen bir aslan, oturan krali bir sfenks gibi konular işlenmiştir (bkz. Dusinberre, “Sardeis’ten Lidya-Pers Mühürleri”). Bazılarında bireye ait işaretler bulunur. İkiztepe skarabe yüzüklerinde, üst yüzün kenarları üçgen dizisiyle çevrilidir. Yüzük halkaları at nalı veya yarım daire biçimlidir.43

Uşak eserleri çok kaliteli ve etkileyicidir. Sardeisli sanatkarlar tarafından imal edilmiştir. Uşak bölgesinde yaşamış üst düzey yöneticilere ait olmalıdır. Sardeis nekropolünde bulunmuş eserler ise, Sardeis’da yaşamış halkın zengin tabakasına aittir. Ele geçen mühür sarkaçlar, bu kişilerin çoğunlukla tecim ile uğraştıklarına işaret eder. Sonuçta sosyal yaşamdaki sınıf farkının, eserlerin kalitesine yansıdığını görüyoruz. Diğer önemli bir husus ise Pers öğelerinin daha sonra gelen Hellenistik Dönem kuyumculuğunu etkilemiş olmasıdır.

  • Şek. 18

    Sardeis’ten gerdanlık (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 19

    Sardeis’ten gerdanlık (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 20

    Sardeis’ten gerdanlık (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 21

    Sardeis’ten aslan başlı altın montürlü necef taşı pandantif, No. 118 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 22

    Sardeis’ten aslan başlı altın montürlü necef taşı pandantif, No. 118 (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 23

    Sardeis’ten kalseduvan Athena ve Hermes’i gösteren mühürlü altın tel bilezik (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 24

    Sardeis’ten kalseduvan Athena ve Hermes’i gösteren mühürlü altın tel bilezik (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

  • Şek. 25

    Sardeis’ten kalseduvan Athena ve Hermes’i gösteren mühürlü altın tel bilezik (Vedat Nedim Tör Müzesi'nin izni ile)

Dipnotlar