Lidya Kozmetiği

Crawford H. Greenewalt, jr.

Giriş

Lidya kozmetiği, Lidya gücünün doruğundayken çok meşhurdu ve sonrasında yüzyıllar boyunca hatırlanmıştı. Hiçbiri ortaya çıkarılmamıştır ama kalıntıları henüz bulunmamış bir kapta saklanmış olabilir ve onu içeren kabın dokusuna nüfuz eden çökeltisi çıkarılabilir ve tanımlanabilir.1 Günümüzde kanıtlar ikincildir: Lidya kozmetiği hakkında Yunanlar ve Romalılar tarafından yazılmış metinler ve Lidya kozmetik kapları. MÖ yedinci ve beşinci yüzyıllarda kozmetikler mevcutken yazılan metinler çok az bilgi sağlamaktadır, belki de aşinalığın ayrıntıları önemsiz kılmasındandır. Roma zamanı metinleri daha aydınlatıcıdır ama bir miktar şüphelidir; çünkü o zamanlar Lidya kozmetiğinin yapımı çoktan sonlanmıştı ve antikacıların bir merakı haline gelmişti. Kozmetiğin yapısı metinlerde belirsizdir ama kaplarının tasarımı onların sıvı ve akışkan ya da parçacıklı olanlardan pudra halinde olanlara uzanan bir içerik için yapıldığını göstermektedir. Rayiha/güzel koku bir vasıftı ama birincil ya da ikincil açıdan mı henüz belirlenmesi gerekmektedir.2

Bakkaris ve brenthon ya da brentheion myron Yunan ve Roma metinlerinde belirtilen Lidya kozmetikleridir. Bakkaris (bakcharis, baccar) daha ayrıntılı belgelenmiştir ve MÖ yedinci yüzyılın ortalarından beşinci yüzyıla kadar Yunan yazarlarca bahsedilmiştir; bunların ilkleri Lidya’ya yakın yerlerden doğan İonyalı şairler Amorgoslu Semonides ve Efesli Hipponaks son Lidya krallarıyla çağdaştılar ve Hipponaks ayrıca Lidya diline ve kültürüne aşikardı.3

Bakkarisin hoş bir kokusu vardı ve muhtemelen burna sürülüyordu, olasılıkla da ayaklara (fakat bu sonuncusuna olan atıf muhtemelen alaycıydı). Bakkaris merhemlerle ilişkiliydi (mura tipik olarak ıslak ve genellikle sıvıydı) ama ikisini ilişkilendiren yazarlar tarafından farklılığını teyit edercesine ayrı ayrı isimlendirilmişlerdir; beyanlarına değinilen MÖ yedinci ve beşinci yüzyıl arasında yazan yazarlarca kullanılan uygulamaya yönelik fiiller, bakkarisin sıvı, koyu kıvamlı ya da kuru olup olmadığını belirsiz bırakmıştır.4 Öyle ki bakkaris bir merhemdi, fakat aynı zamanda bir bitkiydi (baccar) ve bu bitkinin kökünün merhem yapımında kullanıldığını MS birinci yüzyılın iki yazarı, bilge Yaşlı Pliny ve fizikçi Erotian, Aristofanes’e dayandırılmıştır (ancak Aristofanes’ten geriye kalan parçalarda bakkaris ve merhemler ayrı ayrı bahsedilmiştir). Bunların çağdaşları olan fizikçi Dioscorides meşhur eczacılık incelemesinde bakkaris kullanımları arasında köklerini de içererek kullanılan “çok güzel kokulu olan esanslı pudrasının vücuda serpildiğini”5yazmıştır.

Bitki Diosdorides tarafından belirgin bir şekilde tarif edilmiştir ve MS dokuzuncu yüzyılın son çeyreğine ve erken onuncu yüzyıllara tarihlenen bu inceleme, el yazması bir çizimini içermektedir (Şek. 1, 2).6

Günümüzde bakkaris/bakcharis birçok değişik bitki olarak saptanmıştır. Bunlardan en çok belirtilen iki tanesi Digitalis purpurea ya da yüksükotu ve Helichrysum sanguineum ya da tavşankulağıdır; ama aralarındaki farklar ve Dioscurides’in tanımı veya Dioscurides’in el yazmasındaki bakkaris çizimleri bu saptamaları sorgulamaktadır.7

Bakkaris, Hesychius’un MS beşinci yüzyıla tarihlenen lügatinde şu şekilde tasvir edilir: “aynı ismi taşıyan bitkiden yapılan bir merhem; kimine göre mersin ağacından, diğerlerine göre ise bir Lidya merhemi; ayrıca kökünden yapılan bir çeşit kuru pudradır.” Eğer bakkaris kozmetiği pudraysa (Dioscorides’ ve Hesychius’s beyanında olduğu gibi), Lidya’nın “ayaklar altında ezmek” fiilinden türemiş bir Lidya kelimesi olabilir. Kozmetiğin kokusundan ötürü değer gördüğü aşikardır; diğer duyumsal, (Dioscorides’in zamanında bakkaris bitkisinin bazı bölümlerinin kullanıldığı gibi) hijyenik ya da medikal amaçlı kullanımlarının olup olmadığı belirsizdir.8

Brenthon ya da brentheion myron MÖ geç yedinci yüzyılda Sappho ve MÖ geç beşinci yüzyılda alaycı dramcı Pherecrates tarafından belirtilmiştir. Sappho tarafından uygulama için kullanılan fiil genellikle sürmek ya da ovmak anlamındadır.9 Bakkaris gibi brentheionun da hoş bir kokusu olduğu kaydedilmiştir, onun da başka amaca hizmet edip etmediği belirsizdir.

  • Şek. 1

    M.S. dokuzuncu yüzyılda Dioscurides’in çizimli el yazmasının içindeki Bakkaris bitkisi; günümüzde Pierpont Morgan Kütüphanesi New York’ta (MS M.652, fol. 18r) (The Pierpont Morgan Library, New York. Purchased by J.P. Morgan (1867-1943), 1920)

  • Şek. 2

    Bakkaris bitkisi, şekil 1in ayrıntısı (MS M.652, fol. 18r) (The Pierpont Morgan Library, New York. Purchased by J.P. Morgan (1867-1943), 1920)

Arkeolojik Kanıtlar

Malzeme kültürü kayıtları muhtemelen kozmetik ürünleri muhafaza etmek için yapılmış birçok özgün şekilli kap sunmaktadır ve özellikle bakkaris ve brenthion koymak için üretilmiş olabilirler. Bu kaplar şunları içermektedir: lydion, birçok değişik biçimde lekythoi, kayda değer “Lidya” lekythosu, alabastron ve halka kaideli askos [Nos. 33, 95, 96-97, 145-146, 109-112 (lydia), 202-203 (lekythoi), 205 (alabastron), 98-99 (halka kaideli askos)]. Bunlardan en iyi ayırt edilebilir olanlar, Lidya’da özgün olan kaplar lydion ve “Lidya” lekythosu’dur.

Geniş ağızlı, uzun boyunlu, yuvarlak gövdeli ve dar kaideli kulpsuz küçük bir çömlek olan lydion, az miktardaki özgün Lidya kap şekillerinden biridir. İsim antiktir ve antik dönemde şimdi kullanılan şekle verilen isim anlamına geliyor olabilir. Lydion kabı muhtemelen MÖ yaklaşık 600 yıllarına dayanır ve MÖ beşinci yüzyıla kadar üretilmeye devam eder; ilk en yakın tarihlendirilebilen örnek, yaygın olarak MÖ 560’ta öldüğü düşünülen Lidya Kralı Alyattes’in mezarından gelmektedir.10

Lydion, çoklukla Batı Anadolu topraklarında, başta Lidya ve Lidya İmparatorluğu topraklarında olmak üzere, sayısız erken dönem çeşitleriyle Sardeis’te, erken ve birçok geç çeşitleriyle (dahası aşağıda) Gordion ve Daskyleion’da da yaygındır. Kil analizleri ve görsel kriterler bunların Sardeis ve Batı Anadolu’da yapıldığını göstermektedir. Her ne kadar örnekler daha az yaygın ve birçoğu Yunan ya da İtalyan yapımı olsa da (dahası aşağıda), bu kapların dağılımı Yunan anakarasını ve Karadeniz kıyı şeridindeki Yunan yerleşimlerini, Sicilya ve Güney İtalya ve Etrurya’yı da içermektedir. Lydion Anadolu yerleşimlerinde mesken kontekslerinden düzenli olarak çıkmaktadır ve yaygın bir mezar hediyesidir; Anadolu dışındaysa tipik bir mezar hediyesidir. Yerel üretimin kanıtıyla birlikte Lidya topraklarındaki yüksek yoğunluk ve Sardeis’teki erken örnekler şeklin Lidya’ya özgü olduğunu önermektedir ve Lidya’da üretilen bir içerik için tasarlanmıştır. Cenaze konteksindeki kullanımı ve yaygın olarak mezarlara bırakılan diğer küçük kozmetik kapları (aryballoi, alabastra ve benzerleri) gibi küçük ebadı içeriğinin kozmetik olmak üzere tasarlandığını göstermektedir ve geniş ağzı, kuru ya da koyu kıvamlı yapıda kozmetik içerikli hem bakkaris ile -eğer bakkaris bitkisinin kökünden yapılmış pudra ise- (Hesychius tarafından tanımlandığı üzere), hem de brenthon/brentheion ile -eğer Sappho tarafından belirtildiği üzere sürerek ya da ovarak uygulanıyordu ise- uyumlu olduğunu göstermektedir. Lydianın kozmetik kullanım amacıyla tutarlı olan konteks malzemeleri No. 96 ve 97 dir: Sardeis’teki bir Lidya evinde lydia ile bir öbek halinde bulunan Korint aryballoi’si ve mücevheratı. Lydia’nın başka içerikler için yeniden kullanımı da yaygın olabilir, sikke dolu No. 33 gibi (Şek. 7).11

Özgün şekil kısa konik bir kaide, yuvarlak ya da geniş, bazen de enine yivli ya da façetalı gövde, dışa genişleyen boyun ve geniş düz dudak olarak tasvir edilmektedir. Kaide, alt gövde ve boyun genellikle kırmızı/kahverengi astarla; omuz ve dudak bazen aynı, bazen hareli dar bir kemerle, sıklıkla da yüzeyi beyaz astarla kaplıdır. En zengin Anadolulu lydia süslemesi kısmen yivli ya da façetalı gövdeli; ağzında, boynunda ve gövdesinin ortasında Mermer taklidi (marbled) bezemeleri olan ve façetaları dönüşümlü olarak beyaz boyanmış ve koyu ya da kırmızımsı astarı örneklerde görülmektedir. (Şek. 3).12 Gordion’da bulunan üzerinde bantlar ve kıvrımlı şeritler olan bir örnek (No. 109, Şek. 4) Lidya harelerinin bir Frig çizgisel uyarlamasını temsil ediyor olabilir. Doğu Lidya’da Bagis yakınlarında bir tümülüs mezarda gümüşten, enine yivli gövdesi olan (şimdilerde bir ayağı eksik) eşsiz bir metal örnek bulunmuştur (Şek. 5). Altıncı yüzyılın sonuna doğru şekil değişmiştir: kaidesi ve boynu neredeyse dik, dudağı daha dar ve duvarları daha kalın hale gelmiştir (kaidesi genellikle yekpare dolguluydu). Dekorasyon sonuncu şekilde tipik olarak daha basittir, kaide ve gövdenin alçak kesimi astarsız, omuz ve dudak beyaz astardan yoksun, omuz bandı daha geniş ve harelerden yoksundur (Şek. 6). Bu geç dönem lydialardan birçoğu Sardeis’te, Daskyleion’da ve Gordion’da bulunmuştur; şekil değişikliğinin geçiş aşaması No. 33’ de resmedilmiştir, Şek. 7, 8.13

Altıcı yüzyılın ikinci yarısında biçim Yunanistan ve İtalya’da taklit edilmiş ve nispeten küçük miktarlarda üretilmiştir; İonya, Attika, Lakonya (Şek. 9), Pontik (Etrüsk) ve muhtemelen güney İtalya’daki Yunan seramiğinde taklitler görülmüştür. Bazı taklitler, hareler dahil olmak üzere, Lidya süslemelerini tekrarlarken; Attika, Lakonya ve Pontus örneklerini de içeren diğerlerinin (hiçbir zaman Lidya ya da Anadolu örneklerinde bulunmayan) çiçek desenleri ve biçimsel süslemeleri vardı. Lydion taklitleri muhtemelen Lidya’dan yığınlar halinde ithal edilmiş Lidya kozmetiği içeriyordu ya da hakikisiymiş gibi dursun diye paketlenmişti (günümüzde tüm dünyada yaygın olarak görülen bir uygulama (Şek. 10).14

Lidya’da ya da civarında yapılan diğer kozmetik kaplar -lekythoi, askoi, ve alabastra- sıvı içerikler için yapılmışlardı, muhtemelen esanslı yağ. “Lidya” lekythosu Lidya döneminde Lidya topraklarında kullanılan birçok tipteki (biçimdeki) lekythoiden biridir ve onu diğer tiplerden ayıran üstteki kulpun köküyle birleşen sırt yapan boyun, hafifçe eğimli omuz, gövdeye olan sert geçiş, gövde profilindeki hafif s-açısı ve küçük ayağıdır (Şek. 11). Bu özellikleriyle lekythoi Lidya’ya mı ya da doğu Yunan dünyasına mı aittir net değildir; Lidya topraklarında olduğu kadar Doğu Yunan konteksinde de yaygındır. Azami gövde çapı seviyesindeki farklılıkların -omuzda, alt gövdede, hem omuz hem de alt gövde seviyesinde – açıklanması gerekir; Lidya’nın damarlı boyalı (streaky) ve mermer taklidi bezemeli (marbled) lekythoisi (sadece alt gövde seviyesinden ziyade) omuz seviyesinde, ya da hem omuz hem de alt gövde seviyesinde azami çapa sahip olduğu gözlenmektedir (bakınız, Greenewalt “Lidya Çanak Çömleği”).15

Lidya topraklarındaki örnekler sıklıkla mermer taklidi bezeme şeritleriyle süslenmişlerdir, ama daimi değildir ve mermer taklidi bezemeler lekythoinin diğer biçimlerinde de görülmektedir. “Lidya” lekythoisi MÖ altıncı yüzyılın ortalarında yapılırdı, belkide daha erken. (Lydianın aksine, hiçbiri Sardeis’te Alyattes’in mezarında bulunmamıştır.)

MÖ altıncı yüzyılda Batı Anadolu ve Yunan anakarasında alabastron sıkça görülen bir cenaze kabıydı. Lidya’da çoğunluğu beyaz taştan yapılırdı ve sadeydi, No. 205 (Şek. 12) gibi, ve örneğin Alyattes’in mezarında olduğu gibi birkaçı ya da birçoğu tek kişilik mezarlara bırakılırdı. Ayrıca keramik ve cam örnekleri vardır (No. 197, Şek. 13). Ender örnekler ise Doğu Lidya’dan gövdesi oyma motifler ve figürsel desenlilerle bezeli ve ördekbaşları şeklinde kulpları olan süslü gümüş ve gümüş yaldızlı örneklerdir. Alabastronun içerisindeki muhtemelen güzel kokuluydu; belirli kokulardan nard, kinamomon (tarçın ya da Çin tarçını?) ve güvey otu (mercanköşk) Hellenistik ve Roma Mısırı’ndaki örneklerde Yunanca yazılmıştır. MÖ geç altıncı ve beşinci yüzyıllarda Atina’da alabastra kadın kokularının kabıydı; erkek mezarlarından çıkarılan örnekler kadınların hediyesi olabilir.16

Halka kaideli askos Sardeis’te lydion, lekythos, ve alabastrondan çok daha az bulunur, ama nadir de değildir. No. 98 ve 99 deki şekil ve basit süsleme tipik Sardeis örneklerindendir (Şek. 14).17

Yunan dünyasında yapılan ama Lidya’da bulunan kozmetik kaplar Lidyalıların dışarıdan da kozmetik ithal ettiğini gösterir. Baskın olanları Korint seramiği aryballoi ve alabastradır. Doğu Yunan plastik formdaki kozmetik kapları, yüksek kalitedeki örnekleri dahil, Sardeis’te ve Lidya’nın diğer yerlerinde de ortaya çıkar.18

Kozmetikler, bazıları birçok bölmeden oluşan başka biçimlerdeki kaplara da konulmuştur ve çıkarması ve sürülmesi için fırçalar ya da küçük kepçelerle birlikte yapılmışlardır. Efes Malı’nın olağanüstü kaliteli bir örneği ise (bakınız,Greenewalt “Lidya Çanak Çömleği”) uygulama çubuğu bir koçbaşı şeklinde olan minyatür bir lebestir. Doğu Lidya’daki mezarlarda bulunan gümüş ve çok güzel süslenmiş taş örnekler vardır.19

  • Şek. 3

    Caere’deki Tomba de Vasi Greci’den (Yunan Vazoları Mezarı) gelen lydion; günümüzde Roma’daki Villa Giulia Müzesi’nde, (no. 20836) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 4

    Gordion’da bulunan lydion (No. 109) (Crawford H. Greenewalt, jr. çizimi)

  • Şek. 5

    Gümüş lydion, kayıp ayak; Antik Bagis ve günümüz Güre’sine yakın İkiz Tepe denilen tümülüs mezardan gelen (<bib ref="Özgen_1996_1259">Özgen ve Öztürk 1996</bib>, 108 no. 63)

  • Şek. 6

    Gordion’dan geç dönem lydia (Gordion Kazıları envanter no: 2855 P935, sol; 5096 P1864, sağ) (çizim) (Crawford H. Greenewalt, jr. çizimi)

  • Şek. 7

    Eski Smyrna’dan lydion No. 33 (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 8

    Eski Smyrna’dan lydion No. 33 (çizim) (Crawford H. Greenewalt, jr. çizimi)

  • Şek. 9

    Lidya’ya ait olmayan hamurdan lydion kaplar: Lakonya (soldaki), Attik (ortadaki) ve İyonya (sağdaki). İyonya ve Lakonya’ya ait lydialar şimdi Philadelphia Pennsylvania Üniversitesi Antropoloji ve Arkeoloji Müzesinde (sırasıyla no. L-64-173, Atina’da ve MS4856 Orvieto’da ele geçmiştir); Attika siyah figürlü lydionu ise özel bir koleksiyondadır (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 10

    Ünlü markaların ürünlerinin paketler üzerindeki etkileri: Toblerone ve Mabel çikolata kutuları, Heinz ve Tat Ketçap şişeleri. Şekil 9deki Lidya’ya ait olmayan lydiayı karşılaştırınız. (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 11

    Mermer taklidi bezeme şeritleriyle lekythos (BT63.2 mezarından) (Crawford H. Greenewalt, jr. şahsi fotoğrafı)

  • Şek. 12

    Sardis’ten su mermerinden alabastron, (No. 205) (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 13

    Sardis’ten cam alabastron, (No. 197) (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

  • Şek. 14

    Sardis’ten halkalı iki askoi, (No. 99) (Telif hakkı Sart Amerikan Hafriyat Heyeti / Harvard Üniversitesi)

Dipnotlar

  • 1Sardeis’te ve Gordion’da bulunan lydion örneklerinde korunan organik çökeltilerin çalışmalarına ve analizlerine 2006 yılında, P. Grave gözetiminde Avustralya’da Güney Batı Wales eyaletinde New England Üniversitesi’nde T. Craig tarafından başlandı. Analizler ve diğer parfüm kapları için Garnier ve Frère 2008.
  • 2Sıvı içerikler muhtemelen yağ esaslıydı. İmbikten geçirme süreci MÖ yedinci ve altıncı yüzyıllarda Lidya için büyük ihtimalle mümkün değildi, ama Kıbrıs Pyrgos’ta MÖ ikinci binyılın ilk yarısında imbikten geçirmenin varlığı iddialarını dikkate aldığımızda ihtimal tamamen göz ardı edilmemeli; bakınız, Brun 2008, 24; Belgiorno 2007, 42–49, 143–144.
  • 3Bakkaris için ilk Yunan kaynaklar Semonides fr. 16’yı (ed. Gerber) ve Hipponaks, fr. 104’ü (eds. Gerber, Masson; her ikisi de Athenaeus’da korunmuştur, Deipnosophistae, 15.690a ve bir papirüste, P. Oxy. 2175) içermektedir. Semonides Samos’ta doğmuş ve Amorgos’a taşınmıştır, her ikisi de Doğu Ege’dedir. Diğer yazarların çoğunluğu MÖ beşinci yüzyıl drama yazarlarıdır: Magnes, Aeschylus, Sophocles, Koslu Ion, Eretrialı Achaeus, Aristophanes, Epilycus, ve Cephisodorus; ve bunların tüm alıntıları, Epilycus hariç, Athenaeus, Deipnosophistae’de kayıtlıdır 12.553; 15.690–691. Ayrıca Hipokrat tarafından De Natura Muliebri 6’da da değinilmiştir. Bakkaris, Hipponaks, Magnes ve Ion tarafından Lidya’yla yakından ilişkilendirilmiştir.
  • 4Buruna uygulanmasına Hipponaks tarafından değinilmiştir , fr. 104 (ed. Gerber); ayaklara ise alaycı şair Cephisodoros’ca değinilmiştir (MÖ geç beşinci yüzyıl) ap. Athenaeus, Deipnosophistae 12.553a ve 15.689f. Uygulanmasında kullanılan fiiller aleipho ve chriodur. Bakkaris ve muron arasındaki farklılıklar için daha erken kaynaklar Athenaeus’ca kaydedilmiştir (15.690c).
  • 5Pliny ve Erotian tarafından verilen Aristofanes referanslarının Athenaeus’ca 15.690c-d belirtilen parça 336 ile aynı olmadığı aşikardır (ed. Henderson). Pliny baccar bitkisini nardum rusticum ya da asaron (Asarum europaeum Latince) gibi çok farklı olan (ancak bazı yazarlarca da birlikte tanımlanan) bitkilerden ayırmıştır; Naturalis Historia, 21.16.29–30. (Baccar ayrıca Dioscoridean sonrası asaron listelerinde eşanlamlılar listesinde gözükmektedir, Dioscorides, De Materia Medica III.44, ed. Wellmann.). Erotian bakcharisi “Aristofanes’in dediği gibi, bir çeşit bitki ve merhem” olarak belirtmiştir (59.14, ed. Nachmanson). Dioscorides’in, De Materia Medica (3.44, ed. Wellmann) alıntısı L. Beck tarafından çevrilmiştir (Pedanius Dioscorides 2005, 200).
  • 6Dioscorides, De Materia Medica 3.44, ed. Wellmann (ve Pedanius Dioscorides 2005, 199–200). Dioscorides’ın bitki tarifi şu şekildedir (L. Beck’in çevirisi):

    “(Bakkaris) çelenklerde kullanılan aromalı bir bitkidir. Yaprakları (trachea) serttir ve menekşe ile sığırkuyruğu (phlomou) arasında bir ebattadır. Sapı açılıdır, bir kübit (kol dirseğinden orta parmak ucuna uzunluk birimi) uzunluğundadır, biraz serttir ve sürgünleri vardır. Çiçekleri mora çalar, beyazımsıdır (hypoloeuka) ve güzel kokuludur. Kökleri karacaotununkiler (kara çöpleme) gibidir, kokusu tarçına (kinamomon) benzer. Engebeli sert ve kuru araziyi sever.” Çizim Pierpont Morgan Kütüphanesi’ndedir; M. 652, fol. 18 (Kirsopp ve Silva Lake’e göre MS 890 yılında hazırlandığı tahmin edilmektedir.

  • 7Digitalis purpurea, yüksükotu 1549’da Johannes Ruellius (Jean Ruel) tarafından önerilmiştir, 1565’te Pietro Andrea Matthioli tarafından kabul görmüş ve imtiyazlı olarak Fee tarafından 1822’de kayda geçmiştir. Matthioli 1565, 732–734; Bostock ve Riley 1861, 318–319. Ancak kinamomonun aksine (bu da ya tarçın ya da Çin tarçını; Riddle 1985, 98–104; Bostock ve Riley 1861, 318–319) yüksükotu kökü kayıtlara “çok hafif ama hoş olmayan” şeklinde kayda geçmiştir. Ayrıca D. purpurea’nın sapı düzdür, açılı değildir. Helichrysum sanguineum Boiss. = Gnaphalium sanguineum Latin, tavşankulağı 1807’de Kurt P. J. Sprengel tarafından önerilmiştir ve Berendes (1917: 159, 356) ve Lilly Y. Beck (2005: 468–469) tarafından kabul görmüştür. Nitekim H. sanguineum Dioscurides’un açılı ve morumsu saplı tanımlarını ve Morgan taslağındaki karşılıklı yapraklar ve aksil çiçekler çizimi şartlarını sağlayamadığı (Şek. 1, 2) Serdar G. Şenol tarafından gözlenmiştir (Ege Üniversitesi Botanik Bölümü, Bornova/İzmir). Dahası günümüz doğal ortamı (Güneydoğu Anadolu Türkiye, Suriye, Lübnan ve Filistin) konumu ve iklimi ile Batı Anadolu’ya uzaktır (Boissier 1875, 233–234; Davis 1975, 82; S. G. Şenol, kişisel iletişim 18.VII.2009). Eğer doğal ortam, antik zamanlarla aynı olsaydı H. sanguineumLidya kozmetiğindeki bakkarisin içeriğindeki temel bitki olamazdı çünkü bitkinin Lidya’da yetiştiği farz edilir. Bakkarisin tespiti yönünde diğer öneriler şunları içerir: Asperula odorata L., Geum urbanum L., Inula Vaillantii ve Salvia Sclarea; Bostock ve Riley 1861, 318–319.
  • 8“Bakkaris” kelimesi için bakınız, Hesychius. Bakkaris kelimesi Eshilos (Aeschylus), Persae41.5’de haşiye yazarınca da bir Lidya merhemi olarak tanımlanmıştır, ve daha erken dönem yazarlarca (Hipponaks, Magnes, Ion) Lidya ile yakından özdeşleştirilmiştir. “Bakkaris” kelimesinin muhtemel Lidya özdeşliği Lidya dilindeki “ayaklar altında ezmek” fiilinin olası Hititçesine olan yakınlığını ve bu kelimenin dört Lidya metininde geçişine atıfta bulunan Hawkins tarafından sunulmuştur, Hawkins 2004, 271.
  • 9Sappho brentheion’dan “asil” olarak bahseder. (fr. 94 ed. Voigt, bir papirüste korunmuştu; aynı ya da diğer bir referans Athenaeus’un yazıtlarında korunmuştu 15.690e); brentheion Pollux tarafından Lidya’yla bağdaştırılmıştı (6.104). Hesychius’un tanımladığı üzere brenthon bir merhemdi (muron), bazılarına göre ise bitkisel bir merhem. Kelimeye ve kelimenin başka kelimelerdeki köklerine bakmak için şu yorumlara bakınız; Page 1955: 79. Bu ayrıca İskenderiyeli Clement tarafından da belirtilmiştir Paedogogus 2.8.64.3-4.
  • 10Antik adı için (MÖ geç altıncı ve erken beşinci yüzyıllar arasında tarihlenen bir grafitide) şeklinin şimdiki adının 1939’da kullanımı ve önceden verilen öteki isimler için (Boehlau 1898 içerisinde Kugelgefäss; krateriskos, H.C. Butler 1922 tarafından; skolymos, G.H. Chase 1914 tarafından; leek türünde çömlek, T.L. Shear 1922 tarafından) Greenewalt 1972, 132–133 n. 27. Şeklin ilk erken çizimlerinden biri Berlin Antiquarium’daki J.A. Konrad Levezow tarafından hazırlanan ilk çömlek kataloğunda görülmüştür (1770–1835; Alman aydınlanmasının saygıdeğer şahsiyetlerinden biri): Levezow 1834, 79 no. 501–505, tip no. 334, lev. XVII. Erken bir şekil analizi ve İonya ve Sisam tanımlamaları için, Boehlau 1898, 145–146; Lidya ile tanımlanması için, Rumpf 1920; ayrıca bakınız, Roebuck 1959, 56 n. 70.
  • 11MÖ ikinci binyıla tarihlenen benzer yapıda bir Mısır merhem kabı bulunmaktaydı ve buna bir örnek olarak önerilmiştir (Boehlau 1898, 145; Cook ve Dupont 1998, 132); ama Lidya kabı ve onun arasındaki şekil farklılıkları ve Batı Anadolu’ya ithalleri yönünde kanıt eksikliği bu yazara lydion şeklinin bağımsız bir Lidya buluşu olduğunu göstermektedir. Bakkaris ve lydionun içerikleri Karo tarafından “bir çeşit temel krem” olarak önerilmiştir, Karo 1943, 21; Dragendorff ve Rumpf tarafından lydion için bir krem önerilmiştir, Rumpf 1920, 164-165. No. 96 ve 97 un konteksleri için, Greenewalt, Rautman, ve Cahill 1987, 68–69 (“Cluster 2”) içerisinde Cahill. Sardeis’teki başka bir evde başka bir lydion da bir Korint aryballosunun yanında bulundu. (P09.036, lydion; P09.035, aryballos). No. 33 ve içeriği için, Akurgal 1961, 155 şekil 106; Cook 1958–1959, 30. Başka bir tür Lydionun (gri hamurlu maldan ve bir ayağı eksik) içinde bulunduğu zaman Kroisos sikkeleri vardı, No. 28.1-28.2; Oliver 1968, 197, no. 5. Lidya Dönemi’nde Sardeis’teki keramik kapların kullanımı için Ramage 2008; Greenewalt, Cahill, Dedeoğlu ve Herrmann 1990, 151 içinde Cahill.
  • 12Mermer taklidi ve renkli façetalı iki lydion örneği Bin Tepedeki tümülüs mezarda ortaya çıkarıldı; Bilgin, Dinç, ve Önder 1996, 216–217, fig. 13a, b; Daskyleion’dan bir başka parça için Gürtekin-Demir 2002, 137 no. 194 fig. 19. Şekil. 3 Caere’den bir örnek göstermektedir, Tomba dei Vasi Greci (Yunan vazoları mezarı), şimdi Villa Giulia Müzesi, Romada’dır (no. 20836); Helbig 1969, 577.
  • 13Sardeis kazılarının PN sektöründe, bu geç dönem lydion biçiminin birçok örneği bulunmuştur. Büyük miktarda örneği “Yerleşim Höyüğünde” bulunmuştur, örneğin Gordion’daki hisar höyüğünde; Daskyleion’dan örnekler için, Gürtekin-Demir 2002, 131-137, 139. Doğu Lidya’daki mezarlardan geçiş ve geç dönem örnekler için, Özgen ve Öztürk 1996, 133 no. 88.
  • 14Lydionun Attik, Lakonya ve Etrüsk hamurlarından taklitleri için, Greenewalt 1978a: 38, lev. 13 Şekil 1 (İonya, Attik ve Lakonya taklitlerini göstermekte), Boardman 1980, 99 Şekil. 115, 116 (İonya ve Attik taklitleri).
  • 15M.Ö sekizinci ve yedinci yüzyıllarda yapılmış benzer gövde biçimindeki ve boyutundaki ama kulp ve ayak yoksunu Asur seramiği “şişeler” “Lidya” lekythosuna olası örnekler olmuş olabilirler; örnekler için, Art and Empire 1995: 156; Oates 1959 134, 144 no. 86.
  • 16Taşın çeşidi için, Roosevelt 2008. Alyattes mezarından gelen alabastra için, von Olfers 1859, 550, 556, lev. V; Sayce 1923, 170 (Oxford, Ashmolean Müzesi no. 1919.51). Gümüş ve gümüş yaldızlar ve bunların yanında taş örnekler için, Özgen ve Öztürk 1996, 121–125, no. 75–78 (gümüş); 238–239 no. 228 (gümüş ve gümüş yaldızlı); 131 no. 86 (taş). Hellenistik alabastron parfüm içeriği için, Haspels 1936, 124–126; Nachtergael 1998, 145–148; Algrain, Brisart ve Jubier-Galinier 2008 153. Atina’daki alabastra için, ibid. 155–156.
  • 17Miken seramiğindeki halka kaideli askos için, Furumark 1941, 67 şekil 120, 68–69, 617 no. 196. Klazomenai’den örnekler için, Güngör 2006.
  • 18Sardeis’teki Korint aryballoi ve alabastra seramiği Erken Proto-Korint’ten Geç Korint’e kadar uzanan bir aralıktadır; bakınız, Schaeffer, Ramage, ve Greenewalt 1997, 20-62 içinde Schaeffer. Kayda değer Doğu Yunan plastik aryballoisi Doğu Lidya’daki bir mezarda (İkiztepe) bulunan miğferli baş ve at başı örneklerini, Özgen ve Öztürk 1996, 134–135 no. 89–90 ve tepesi bir kadın başı şeklinde keramik bir alabastronun parçalarını, Hanfmann 1962, 24–25 şekil 17 (P61.312) ve ördek ya da kaz ve asılı duran bir tavşan gibi iki çok kaliteli örneği içerir (birlikte kayıtlara geçmişlerdir P67.078); üçü de Sardeis’te bir meskun konteksinden gelir.
  • 19Efes minyatür lebesi ve koçbaşlı kulpu için, Picón et al. 2007, 416 no. 41. Gümüş ve taş kutular için, Özgen ve Öztürk 1996 127 no. 80 (gümüş kepçesiyle birlikte beş bölmeden oluşan kapaklı yuvarlak kutu), 132 no. 87 (dört bölmeli kapaklı yuvarlak taş kutu). Oryantalizan süslemeli (“Lidya stili”) bir kozmetik kabına ait olabilecek bir kutu kapağı parçası için, Greenewalt 1970, 65, 79 no. 8.
  • Şek. 1

    M.S. dokuzuncu yüzyılda Dioscurides’in çizimli el yazmasının içindeki Bakkaris bitkisi; günümüzde Pierpont Morgan Kütüphanesi New York’ta (MS M.652, fol. 18r) (The Pierpont Morgan Library, New York. Purchased by J.P. Morgan (1867-1943), 1920)

  • Şek. 2

    Bakkaris bitkisi, şekil 1in ayrıntısı (MS M.652, fol. 18r) (The Pierpont Morgan Library, New York. Purchased by J.P. Morgan (1867-1943), 1920)